31 05 2007

Yıldırım`a DSP`den öfke

Yıldırım`a DSP`den öfke

İstanbul 21. Dönem Milletvekili Kastamonulu hemşehrimiz Ahmet Güzel, parti il binasında düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada isim vermeden CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım`ı eleştirdi.

Güzel, "Kastamonu`yu temsil eden bir milletvekili arkadaşımızın Sayın Bülent Ecevit öldükten sonra arkasından yaptığı çirkin seviyesiz konuşma beni çok ciddi anlamda yaralamıştır. O milletvekilli arkadaşımızı da buradan protesto ediyorum.O milletvekilimizde Ecevit`in evine gidip de yazı yazdım, Ecevit`in dedesinin mezarından toprak getirdim diyen insandır" dedi.

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer`in katılımıyla yarın gerçekleştirilecek il kongresi öncesi Kastamonu`nun siyasi nabzı hakkında bilgi edinmek için ilimize gelen 8 milletvekili ve 8 parti meclis üyesi arasında yer alan İstanbul 21. Dönem Milletvekili Kastamonulu hemşehrimiz Ahmet Güzel ve Parti Meclis Üyesi Hüseyin Aydın dün il başkanlığında bir basın toplantısı düzenledi.

İl Başkanı Ünal Şahin`inde katıldığı basın toplantısında her iki yöneticide Türkiye ve Kastamonu gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. İzmir 21. Dönem Milletvekili Mehmet Çümen ile Parti Meclis Üyesi Hüseyin Reçber`in İhsangazi ve Araç`ta, Bursa 21. Dönem Milletvekili Orhan Ocak ile Parti Meclis Üyesi Faruk Türkoğlu`nun Azdavay ve Pınarbaşı`da, İstanbul 20-21. Dönem Milletvekili Osman Kılıç ile Parti Meclis Üyesi Mehmet Daşçı`nın İnebolu ve Doğanyurt`ta, Eskişehir 20 -21. Dönem Milletvekili Necati Albay ile Parti Meclis Üyesi İzzet Sözen`in Cide ve Şenpazar`da, Ankara 21. Dönem Milletvekili Ayşe Gürocak ve Parti Meclis Üyesi Zabit Demir`in Taşköprü ile Hanönü`de, Samsun 21. Dönem Milletvekili Yekta Açıkgöz ve Parti Meclis Üyesi Ziya Odabaşı`nın ise Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin`de 28 Nisan`a kadar halkın sorunlarını dinleyeceğini açıklayan Ahmet Güzel "Bu bizim Demokratik Sol Parti olarak yaptığımız köyleri tarama toplantısı değildir. Kastamonu`ya merhaba çalışmasıdır" dedi.

Vatandaşın DSP`ye olan yaklaşımından ve tavrından oldukça memnun olduklarını, 1999 seçimleri öncesi yakalanan havayı teneffüs etmeye başladıklarını ifade eden Ahmet Güzel "Demokratik Sol Parti için Kastamonu çok önemli bir il. Demokratik Sol Parti demek Ecevit demektir.

Ecevit dediğimiz zamanda yan yana koyacağınız bir tek şey vardır oda Kastamonu`dur. O nedenle bir Kastamonulu olarak bununla övünüyorum. Kastamonu İl Kongremize genel merkezimiz tarafından verilen ilgide bunun bir göstergesidir. İlk defa bir il kongresi için 14 parti meclis üyesi eski milletvekili arkadaşlarınız görev yapıyor. 8 minibüsümüzde tüm köyleri, tüm ilçeleri dolaşıyor. Bu bizim Demokratik Sol Parti olarak yaptığımız köyleri tarama toplantısı değil.


Kastamonu`ya merhaba çalışmasıdır. Biz Demokratik Sol Parti olarak 2 yıldır Türkiye`yi köy köy geziyoruz. Bugüne kadar 18 bin 500 köy gezdik. Kastamonu`da hiç köy çalışması yapmadık. Kastamonu`muz en çok köyü olan illerden bir tanesi. Kastamonu`muzu 40 civarında milletvekili, parti meclis üyesi ve bakanın katılımında 22 minibüsle köy köy taramayı düşünüyoruz. Bu çalışmaları önümüzdeki günlerde yapacağız.

Bu çalışmaların hiçbir tanesi seçim çalışması değil. Bu çalışmaların tamamı Demokratik Sol Parti`nin yapmakta olduğu olağan çalışmalardır. Seçim çalışmalarını daha sonra yapacağız bunları da ileride açıklayacağız. Özellikle benim Kastamonu`da gördüğüm bir şey var oda bu gelişimde gördüğüm ve beni çok mutlu eden partimize olan ilginin büyüklüğü oldu. Ses düzenli minibüslerimizle yaptığımız çalışmalarda halkımızın bize olan ilgisi, bize olan tavrı ve davranışı 1999`u aratmayacak bir çizgide.

Bu heyecanı yarattığı için tüm ilçe başkanlarıma, il başkanıma ve parti yöneticilerime teşekkür ediyorum. Cumartesi günü yapacağımız kongreye genel başkanımızda katılacak. Genel başkanımız maalesef tüm kongrelere katılamadı.

Genel başkanın özellikle Kastamonu`ya gelerek Kastamonu`dan Türkiye`ye Ecevit`in dergahından, diyarından mesaj vermek istiyor. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci içinde de özellikle Kastamonu`yu bu boyutta önemsediğini ve gelmek istediğini kendisi teklif etti. Bende bundan bir Kastamonulu olarak mutluluk duydum. Genl başkanımızın gelmesi konusunda yoğun çalışmalar yapan genç il başkanıma teşekkür ediyorum. Kastamonu`nun kendisinden önümüzdeki dönemde çok önemli hizmetler göreceğine inanıyorum.

Onun yüreğindeki bu heyecan, bu sevgi şuanda Kastamonu il örgütünü kapsamış durumda. Kongrede de sanıyorum yeniden seçilecek gibi görünüyor. Çünkü tüm ilçe başkanlarım, partili arkadaşlarım onu çok seviyor. Demokratik Sol Parti`de sevgi yumağı oluşturduğu için kendisine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarında enflasyona ve yolsuzluğa değinen Ahmet Güzel Ak Parti`nin DSP döneminde hazırlanan ekonomik programı birkaç farklılık dışında aynı şekilde uyguladığına dikkat çekerken yolsuzluk konusunda ise "DSP Arge`nin hazırladığı rapor 12 metreyi geçti" dedi. Güzel bu konularda şunları söyledi; "Türkiye`nin ekonomik politikasını biz çizdik. Bu hükümette şuan ki politikayla devam ediyor. Bizim bu ekonomik politikayı belirlerken tek bir hedefimiz vardı.

Türkiye`yi Avrupa Birliği`ne taşımak. Avrupa Birliği`ne taşımanın da iki tane yolu vardı. Biri Kopenhag kriterlerini yerine getirmek, diğeri ise enflasyonu tek haneli rakama indirmekti. Yani 10 değil 9.99 olması gerekiyordu.Biz 2004 yılının Mart ayında % 8.2`ye indirecek programı yaptık.Bunun adı da istikrarlı ekonomiye geçiş programıydı. Bu program için IMF ile yaptığımız görüşmelere tesadüfen katılan isimlerden biri oldum. O görüşmelerde de IMF bize bunun 10 yıla yayılmasını istemiştir.

Bu acele bir reçetedir, Türkiye`de bankalar hortumlanmıştır, bankalarda hortumlanan rakam 38.1 milyar dolardır. Türkiye o yarayı Başbakan Bülent Ecevit döneminde kapatmıştır. İki deprem olmuştur onu da kapatmıştır. Ondan sonra güçlü ekonomiye geçiş programıyla da Türkiye`yi istikrarlı büyümeye, enflasyonu tek haneli rakamlara indirmeye endeksli bir program yapmıştır. Bülent Ecevit bunun 10 sene beklemeye zamanı yoktur, hemen uygulamaya geçsin demiştir.

Program çerçevesinde üç sene boyunca açığı kapatılacak, seçime 1 yıl kala ülke ekonomik olarak rahata kavuşturulacak, seçim de tek başına iktidar olduktan sonrada her açıdan Türkiye`yi ileriye taşımayı hedefliyorduk. Bu hükümet ekonomide çok büyük ve önemli bir reform yapmamıştır. Bizim planladığımız ekonomik politika ile AKP`nin uyguladığı ekonomik politika arasında bir tek fark var. Biz tütün yasası, şeker pancarı yasası çıkartarak Türkiye`nin sokağa attığı 4.2 milyar dolarlık parayı kasada tuttuk.

Onun dışında Türkiye olarak inanılmaz boyutta yürüyen dış ve iç borcumuzu frenlemiştik. İş güvencesi ve işsizlik yasası sigortası yasası çıkarırken işçiden ve patronlardan maksuz fazla kestik. O fonda oluşan parayla Türkiye`de işsizliği azaltacak bir fon kurup Türkiye`de işsizliği giderecek çözümler üretmekti. Bunun içinde hedeflediğimiz rakam 15 milyar dolardı.Şuan o fonda 22 kattrilyon lira para vardır, yani 17 milyar dolardır.

Bu 17 milyarı bu beceriksiz iktidar devlet tahvili almak için Ziraat Bankası`nda tutmaktadır. Türkiye`de gençlerde işsiz gezmektedir. Şeker ile Tütün yasasının çıkarılmasıyla devletin kasasında kalan ve doğrudan gelir desteği aynı zamanda köylünün rehabilitasyonu için kullanacağımız 4.1 milyar doları bu hükümet faizde tutmaktadır. Dolayısıyla bu hükümetin bizden farklı yanı sosyal politikası yoktur.Şuanda kömür dağıttığını, herkese aş iş verdiğini belirten bugünkü hükümetin bu sözleri de çok büyük bir balondur.

57. hükümet döneminde Sosyal Yardımlaşma fonundan ülkenin fakirine, ihtiyaç sahibine yıllık 185 bin milyon dolardır. Bugün edebiyat yapan, reklam yapan bunları siyasi malzeme olarak kullanan bu beceriksiz iktidarın 4 yıllık yardım ortalaması 147 milyon dolardır. DSP döneminde daha çok işsizimize daha çok fakirimize yardım yapılmıştır. Ancak bu hükümet Türkiye`de yoksulluğu yolsuzluğu yok edeceğim diye gelmiştir.

DSP Arge`nin hazırladığı yolsuzluk raporu her şeyi göstermektedir. Bu raporun tamamı 12 metreyi geçti. Bu yolsuzlukların hesabını soracak ne iktidar ne muhalefet var nede milletvekili." Bakü Ceyhan Petrol Boru Hattı ilgili Ak Parti hükümetini eleştiri yağmuruna tutan Ahmet Güzel ayrıca CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım`ın DSP eski Genel Başkanı merhum Bülent Ecevit hakkında öldükten sonra arkasından çirkin ve seviyesiz konuşmalarda bulunduğunu iddia etti ve "bir milletvekillimizin, milletvekilliği seviyesine çıkabilmiş bir arkadaşımızın merhum Bülent Ecevit`in ardından yaptığı konuşmalar beni son derece yaralamıştır" dedi.

 Güzel bu konuda "Benim Kastamonulu olarak çok üzüntü duyduğum bir konu oldu. Sayın Bülent Ecevit Kastamonu`nun yetiştirdiği devlet adamlarından birisidir. Sayın Bülent Ecevit fikirleriyle, düşünceleriyle dünya da liderliği kabul edilmiş İngiltere Başbakanı Tony Blair`in bile biz solculuğu sizin kitaplarınızı okuyarak öğrendik dediği, dünya evrensel solu içinde saygın bir yeri olan bir devler adamıdır.

Fikirlerini beğenmeyebilirsin, fikirlerine karşı olabilirsiniz bunlar çok doğaldır. Ecevit`in fikirlerine karşı olan çok sayıda kişi o öldükten sonra onun saygın yerini onun Türk toplumundaki yerini dile getirmişlerdir. Herkes Ecevit`in büyüklüğünü anlatmıştır. Bir Kastamonulu olarak bir Demokratik Sol Partili olarak bundan övünç duyduk. Cenazesinde de milyonlar geldi bundan dolayı tüm Türk halkına teşekkür ediyoruz.

Şu an da Kastamonu`yu temsil eden bir milletvekili arkadaşımızın Sayın Bülent Ecevit öldükten sonra arkasından yaptığı çirkin seviyesiz konuşma beni çok ciddi anlamda yaralamıştır. Çok büyük üzmüştür. Bir Kastamonulu olarak üzmüştür. Kastamonulu insanlar bayrağına, toprağına, dinine ve inançlarına saygılı insanlardır. Kastamonu milletvekillerimizin de o boyutta olduğuna inanıyorum. Ancak bir milletvekillimizin, milletvekilliği seviyesine çıkabilmiş bir arkadaşımızın sayın Bülent Ecevit`in ardından yaptığı konuşmalar beni son derece üzmüştür.

O milletvekilli arkadaşımızı da buradan protesto ediyorum.O milletvekilimizde Ecevit`in evine gidip de yazı yazdım, Ecevit`in dedesinin mezarından toprak getirdim diyen insandır" dedi. Parti Meclis Üyesi Hüseyin Aydın ise basın toplantısına Kastamonu`nun kendisi için ayrı bir anlam ifade ettiğini belirterek başladı. Genel Başkan Zeki Sezer`in Kastamonu`ya ayrı bir önem verdiğini kaydeden Aydın "sbu ile gelmekten, bu ilde olmaktan büyük mutluluk duydum.Her şeyden önce bu ilin benim için ayrı bir önemi var. Atatürk devrimlerimden en önemlisi olan Şapka ve Kıyafet Devrimi bu ilde başladı.

Kimileri Kastamonu bunu kabul ettikten sonra, Türkiye hayli hayline kabul eder diye şeklinde yorumladı. Oysa Atatürk`e en çok inanan, onun yaptıklarına yürekten katılan hep Kastamonu olmuştur. Bu nedenle de bu devrim Kastamonu`da yapılmıştır. Kastamonu`yu her zaman Atatürk`ün izinden giden bir il olarak görüyoruz. Biz seçimlere iki yıl kala Türkiye`de miting düzenledik. Hatta kurultaydan sonra ilk miting düzenleyen tek partiyiz. Ülke genelinde düzenlediğimiz miting sayısı 12`yi aştık. Alanları dolduran tek partiyiz.

Seçime hazırlıklı tek partiyiz. Rahmetli kurucumuz Ecevit`e vermiş olduğumuz bir sözümüz var.Onun partisini yeniden iktidara getireceğiz inşallah. Bunu da halkımızın desteği ile başaracağız. Kastamonu`da sempati ile karşılanıyoruz. Amacımız 1999 seçimleri öncesindeki havayı yakalamak bunu da yakaladığımızı görüyoruz. Partilerin il kongreleri, ilçe kongreleri küçük kurultaylarıdır. Genel başkanımız her kongreye katılmıyor. Ancak cumartesi günü yapılacak il kongresine gelecek.

Buda özellikle rahmetli Ecevit`in partisine, memleketine ne kadar önem verdiğinin göstergesidir. İnşallah burada verilen emeklerin karşılığını sayın il başkanım büyük gayret göstererek çıkaracaktır. Kongrede seçildiği takdirde bu partiyi Kastamonu`da layık olduğu yere getireceğine inanıyorum"dedi. Parti Meclis Üyesi Aydın Anavatan ve Doğru Yol Partisi`nin ittifak arayışı içinde olmaları konusunda ise "Atatürk`ün devrimleri törpüleniyor. Bir yandan Cumhuriyetin kazanımları elden gidiyor. Kimi satılarak, kimi törpülenerek. Nerdeyse Atatürk`ün adını bırakacaklar sadece bu ülkede ve kalacaksa Cumhuriyet`in değişmez birkaç ilkesi kalacak. Bunun dışında hepsi bir erozyona uğratıldı.

Bu yeniden topluma kazandırmak için görülen şu sağda birlik pek bizi ilgilendirmiyor ama bizde sol bir birliğe inanıyoruz. Bunun için genel başkanım kurultaydan sonra yaptığı her açıklamada seçim ittifakında solda ki birlikteliği ve tüm sol oylarının toplanabileceği en büyük ittifakın CHP ile yapılabileceğine açıklamıştır. CHP dışında solda ki ittifakın fazla bir şey kazandıracağını ben şahsen inanmıyorum. En sağlıklısı CHP`nin de içinde olduğu bir birliktelik. Bu konuda DSP üzerine düşeni yapmıştır.

Dostluk adına birliktelik adına elini uzatmıştır ama eli havada kalmıştır. Maalesef CHP`den bu konuda yeşil ışık yakılmamıştır. Bu da yakılmayacağı anlamına gelmemektedir. Hele hele Cumhurbaşkanlığı adayı bir kişi tarafından belirlendikten sonra sanıyorum CHP genel başkanı bu konuyu bir kez daha gözden geçirecektir. Biz solda ki birlikteliğe evet diyen partiyiz, Cumhuriyet Halk Partisi dışındaki sol örgütlenmelerin adresi Demokratik Sol Parti`dir onu da söyleyebilirim. Sürekli kapımız çalınmaktadır, genel başkanımız solda ki tek adrestir. Bu konuda üst düzey yöneticilerimiz gerekli çalışmayı yapıyorlar.

Kesin ve net bir şey olmadığı için ilerleyen günlerde bir açıklama yapılacak. Bu nedenle isim vermek istemiyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığına Ak Parti`nin Abdullah Gül`ü aday göstermesi konusuna da değinen Aydın bu konuda "Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli İradeyi temsil eder. Meclisin milli iradenin dışında bir kişinin temsilciliği olduğunu görüyoruz.

Benim en çok kanıma dokunan da bu. Büyük Millet Meclisi`nin başkanlığına ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı`na gelecek kişiyi bir kişi seçiyor. Meclis iradesi nerede ? Al gülüm ver gülüm gibi oldu. Biri ona başbakanlığı verdi, diğeri de ona Cumhurbaşkanlığı`nı. Devlet iki üç kişinin tapulu malı değildir. Millete çelik çomak oyunu oynatıyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu kadar ayağa düşmemeli diye düşünüyorum. Bu millet asil bir millettir. Bu asil millet en kısa zamanda yapılacak olan genel seçimlerde tavrını ortaya koyacaktır.

Recep Tayip Erdoğan`ın 1996 yılında Akis adlı bir dergiye verdiği röportajın da Cumhurbaşkanlığına İmam Hatip Lisesi mezunlarının geleceği yakındır demiş. Nitekim bu da böyle olacak gibi gözküyor" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi fikri ile düşünceleri sorulan Aydın bu konuda ise şunları söyledi; "O konuda net bir tavrımız yok. Halk seçsin seçmesin. O bir sistem, rejim değişikliğidir. Halkın seçmesi başkanlık sistemidir.

Başkanlık sistemine göre dizayn edilmemiştir ne anayasamız, nede yasalarımız. Başkanlık sistemi olunca TBMM sadece yasama görevini yapan bir kurum olur. Bunun Türkiye`de alt yapısı hazır değildir." Aydın seçim barajı ile ilgili ise "Avrupa ülkelerinde bile baraj bu kadar yüksek değildir. Son seçimlerde benim kullandığım oy AKP`ye gitmiştir. Baraj yüksektir. Barajın düşürülmesinden yanayız Bir baraj olacaksa en az % 5 ile % 7 arasında olmalıdır" dedi. Yarın yapılacak kongrede güven tazelemeyi hedefleyen İl Başkanı Ünal Şahin ise 150 delegenin oy kullanacağı seçimler ve DSP Genel Merkezi`nin Kastamonu çıkarması ile ilgili "Demokratik Sol Parti 2007 yılını çok ciddiye alan bir parti.

Çünkü seçim yılı. 2007`de çok önemli iki seçim yapılacak. Biri Cumhurbaşkanlığı diğer ise genel seçimdir. Türkiye bu zaman kadar kaybettiği yılları vardır. Elbette bunu telafi edemeyiz ama mümkün olduğu kadar telafi etmeye Demokratik Sol Parti olarak hazırız. Bunun için yola çıktık ve çok ciddi bir çalışma içindeyiz. Genel Merkezimin Kastamonu`ya büyük ilgi göstermektedir. Kastamonu merkezinde ve ilçelerimizde 14 milletvekili parti meclis üyesi görevlendirilmiştir. Diğer arkadaşlarımız ilçelerde gerekli çalışmalarda bulunmaktadır.

Kastamonu Merkezde Kastamonulu hemşehrimiz 21. Dönem İstanbul Milletvekili Sayın Ahmet Güzel, Tokat Bölgesinden Parti Meclis Üyesi Sayın Hüseyin Aydın merkezde iki gündür gerekli çalışmaları yapmaktadır. İl Kongresi hazırlıklarımızda aynı çerçevede yapılmaktadır" diye konuştu.

Nasrullah

27/04/2007

0
0
0
Yorum Yaz