|
|
ANKARA TOSYA-DER 1.YILDÖNÜMÜNÜ KUTLUYOR |
 |
Ankara'da Kurulan Tosya ve Köyleri |
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği TOSYA-DER Birinci kuruluş yıldönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde 26 Aralık 2005 Pazartesi günü saat 18:00 de bir yemek veriyor.Konu ile ilgili açıklama yapan TOSYA-DER Başkanı Müteahhit Tayfun KARAKOCA; Bu yemekte Tosyanın ve Tosyalının sorunlarını ve çözüm önerilerinide tartışacağız, sahipsizlikten dolayı günden güne geriye giden Tosya'nın dertlerine ve sıkıntılarına hep beraber sahip çıkacaklarını ve kötü gidişi elbirliği ile güç birliği ile aşacaklarını söyledi Ayrıca Meşrutiyet Caddesi Bayındır 2 Sokak No.32 Kızılay/ANKARA adresinde bulunan MANGALCI Restaurantta verilecek bu yemeğe ve TOSYA-DER çatısı altına bütün Tosyalıları beklediklerini de ifade etti.
TOSYA-DER Başkanı Tayfun KARAKOCA kendisinin ve diğer yönetim kurulu üyesi arkadaşlarının cep telefonlarının 24 saat açık olduğunu ve kendilerine ulaşan her Tosyalının sıkıntısını gidermek yönünde çaba harcadıklarını da ekledi.
|
|
|
|
KASTAMONU'NUN TOSYA İLÇESİ ÇAYKAPI KÖYÜ'NDE  |
YAŞAYAN 4 ÇOCUK ANNESİ ZEYNEP UÇAR, EŞİ İLE AYNI EVDE YAŞADIKLARI KAYINPEDERİ VE GÖRÜMCESİNİN VEREM HASTASI OLDUĞUNU BELİRTEREK, KAYMAKAMLIKTAN YARDIM İSTEDİ
Kastamonu'nun Tosya İlçesi Çaykapı Köyü'nde yaşayan 4 çocuk annesi Zeynep Uçar, eşi ile aynı evde yaşadıkları kayınpederi ve görümcesinin verem hastası olduğunu belirterek, Kaymakamlıktan yardım istedi. Alınan bilgiye göre, Zeynep Uçar (32), verem hastası kayınpederi Hüseyin Uçar ile eşi Bilal ve görümcesi Emine Uçar'ın hastalığının kızları Elmas (6) ile Havva'ya (4) geçmesinden endişelenerek, Kaymakamlıkça kendilerine yardım edilmesi için dilekçe verdi. Zeynep Uçar, yaptığı açıklamada, 13 yıl önce Safranbolu'dan Tosya'ya gelin geldiğini, eşi ve kayınbabasının at ve eşek alıp satarak evlerini geçindirdiğini söyledi. Önce kayınbabasının öksürmeye başladığını, bir süre sonra da hastalığının ilerlediğini ve vereme dönüştüğünü anlatan Uçar, daha sonra hastalığın görümcesi ile eşine bulaştığını belirtti. Uçar, görümcesinin şu anda Ballıdağ Göğüs Hastanesi'nde tedavi gördüğünü söyledi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle tüm ailenin kış mevsiminde aynı odada kaldığını ifade eden Zeynep Uçar, şöyle konuştu: ''4 çocuğum var. Çocuklarımdan ikisi yatılı bölge okulunda. Ancak burada olan kızlarımın sağlığı tehlikede, hastalarla iç içe yaşıyoruz.Evimize ilaç, yiyecek ve giyecek alacak durumda değiliz, tüm yük omuzlarımda yıkılmaktan korkuyorum. Bu nedenle kaymakamlıktan yardım talebinde bulundum. Kaymakam Mustafa Yiğit olayı haber alınca bize sahip çıkacağını söyledi. Şimdi kurtuluş umudumuzun olduğuna inanıyorum.'' Kaymakam Yiğit ise ailenin dilekçesini alınca Tosya Devlet Hastanesi Başhekimi ve Sağlık Grup Başkanı Erbil Sak'ı aileyle ilgilenmesi için görevlendirdiğini bildirdi. Konunun gerçekten ciddi olduğunu ve çocukların hastalanmaması içinaileye her türlü desteğin sağlanacağını belirten Yiğit, anne ve çocuklarının sağlık denetiminden geçirileceğini söyledi. Tosya Sağlık Grup Başkanı Dr. Sak başkanlığındaki sağlık ekibi iseÇaykapı Köyü'ne giderek incelemelerde bulundu. Heyet ailenin acilen tedavi edilmesi yönünde hazırladığı raporu Kaymakam Yiğit'e sundu. Kaymakamlığın emriyle Uçar ailesi, Ballıdağ Göğüs Hastanesi'ne sevk edilerek, ailenin gıda ve giyim ihtiyaçları Tosya Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından karşılandı. |
|
CEM BOYNER'İN ÇIPLAK SERGİSİ ÇOK KONUŞULACAK |
|
İkinci kişisel fotoğraf |
|
sergisini açan işadamı Cem Boyner, izinsiz fotoğraf çekmediğini belirterek "İzin vermiyorlarsa bırakmıyorum peşlerini. Avın etrafında dolaşan bir avcı gibi bekliyorum" diyor Boyner Holding Murahhas Azası Cem Boyner'in ikinci kişisel sergisi "Yakındaki Uzak /Uzaktaki Yakın", Tarih Vakfı Darphane Binaları'nda açıldı. 126 eserin yer aldığı sergi 2 bölümden oluşuyor. 77 fotoğrafın yer aldığı "Uzaktaki Yakın" başlıklı bölüm daha çok Afrika'da çekilmiş görüntüler sunuyor. 
'İnsanla daha iyiyim' Bu bölümde yüzler öne çıkıyor. 49 fotoğrafın görülebileceği ikinci bölüm "Yakındaki Uzak" ise nü fotoğraflardan oluşuyor. Sergiyle eşzamanlı olarak 2 ciltlik bir fotoğraf albümü yayımlanıyor. Kitaplardan elde edilen gelirin bir bölümü çeşitli üniversitelerin fotoğraf bölümlerine, teknik donanımlarının zenginleştirilmesi amacıyla bağışlanacak. Boyner ile sergisini, fotoğraflardaki 'özneleri' konuştuk...
"Uzaktaki Yakın" başlığı altında özellikle Afrika'da çektiğiniz portreler, insanlar yer alıyor. Bu ilk bölüme neden böyle bir başlık verdiniz? Baktığınızda, kendinizi fotoğraflara çok yakın hissediyorsunuz. Fotoğrafını çektiğim insanlar, oldukları gibiler. İzleyici, çekildiği gün oradaymış gibi yaklaşabiliyor fotoğraflara. Bunu yapan, gözlerin doğrudan doğruya kameraya bakıyor olması.
İnsanlar fotoğraf makinesini gördüğünde hemen bir maske takınırlar. Siz nasıl yaklaşıyorsunuz öznenize? Galiba fotoğraflarını çekmeyi çok istiyorum. İstediğimi de belli ediyorum. Bir etik prensip edindim, izin almadan çekmiyorum. İzin veriyorlarsa ne mutlu. Vermiyorlarsa bırakmıyorum peşlerini. Avın etrafında dolaşan avcı gibi bekliyorum. En sonunda, gülüyorlar halime, hâlâ burada, gitmedi diye; işte o noktada izin veriyorlar.
Fotoğraflarınızdan anlaşıldığı kadarıyla, ülkeyi değil de insanları anlatma kaygısı taşıyor gibisiniz? İnsanla daha iyiyim. Arkadaki coğrafya ya da binalar portreyi tamamlayan faktörler. Fotoğrafların altına nerede çekildiklerine dair bilgi verdim. Fotoğrafını çektiğim kişiyi ait olduğu âlemle irtibatlandırmadan sunmanın eksik olduğunu hissettim.
Nü fotoğraflarınızı ise "Yakındaki Uzak" olarak tanımlıyorsunuz. Çünkü onlar plastik. Nü'ler 'görmek' için çok güzel. Ama o kadar işte. Ben form üzerine uğraştım hep. Ve başından beri, erotizmden uzak olmasını istedim. Doğrudan göz temasından uzak durdum ki gerçekten sadece forma konsantre olalım. Bedeninin değişik hallerini ortaya çıkaran fotoğraflar bunlar.
Türkiye'de çok nü fotoğraf çıkmaz. Çalışmalar yapılır ama izleyiciyle buluşmaz. Bunun nedeni sizce nedir? Nü son 5-6 yılda gazetelerin hafta sonu ilaveleriyle öyle ucuz, özensiz ve et teşhiri haline döndü ki... O çıplaklık dozu ve o çıplaklığın kalitesizliği bir anda çıplak ile uğraşmayı çok bayağı bir hale dönüştürdü belki de. Bu süreç pek çok insanı nü'den uzaklaştırıyor diye düşünüyorum. O yüzden benimki ilginç bir deneme. Sergi 12 Ekim tarihine kadar izlenebilir.
Tarihi Darphane'de açılış gecesi
FOTOĞRAF: BÜNYAMİN AYGÜN İşadamı Cem Boyner'in sergisi dün akşam Tarih Vakfı, Tarihi Darphane Binaları'nda açıldı. Boyner'in insanı merkez alan fotoğraflarının son derece estetik bir sunumla yerleştirildiği sergi, iş ve sanat dünyasının ünlü simalarını bir araya getirdi. Boyner, açılışa eşi Ümit Boyner ile katıldı. Sergi açılışına katılanlar arasında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Bölüm Başkanı Prof. Ahmet Ömer Gezgin, fotoğraf sanatçıları İzzet Keribar, Arif Aşçı ve Paul MacMillen, Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Eczacıbaşı, eski Galatasaray Başkanı Faruk Süren, işadamı Halis Komili, Sabancı Grubu Yönetim Kurumu Başkanı Güler Sabancı ve eski Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Serdar Bilgili katıldı.
MİLLİYET/23/09/2005
Japonya'dan Tosya'ya
Japonya'da 2 restoran işleten Haşim Ünal memleketi Tosya'da turizm amaçlı 80 adet bungolav yapacak ve tanıtım için de sumo güreşçilerini getirecek. Daha önce de köyünü içme suyuna kavuşturan Ünal bir Japonla evli ve 4 de çocuk sahibi.
|
Bugün, 23 Eylül 2005
|
|
NET'TE GÖRÜLMEYE DEĞER BİR TOSYALI BLOĞU
-Linklere Tıklayınız-
MUNEVCE ELİŞLERİNDEN SEÇMELER, ÖGRENMENIN YASI YOK HEP BERABER ÖGRENELIM DIYORUM
Son Yazılar
|
| TOSYA İNCEBEL'LİLERDEN YOL SİTEMİ |
|
|
|
| Yazar Administrator |
|
Tosya'nın doğa harikası köyleri arasında yer alan İncebel köyünde yaşanan yol sorunu köy sakinlerini çileden çıkarıyor. Yıllarca ilçe merkezine gidip gelinen yolun uzaklığı göz önünde bulundurularak Köy Hizmetleri teşkilatınca yer alternatif yer bulunup başlanan ve Tosya'ya uzaklığı en az 5 kilometre kısalacak şekilde planlanarak köylülerinde katkısı ile yapıldığı ve yarım bırakıldığı iddia edildi. Köy Muhtarı Selim Ünsal başta olmak üzere köydeki tüm hane halkının isteği kış ve yaz aylarında büyük sorun haline gelen yollarının tamamlanarak ulaşıma açılması. Köylüler 2 kilometresi tamamlanan ve şu anda askıya alınan yola Vali Mustafa Karanın el atması istendi.
| Tosya, tarihi mirasa kucak açıyor |
|
|
|
| Yazar Administrator |
Kastamonu’da bile olmayan 30’a yakın özel sektöre ait fabrikayı bünyesinde barındıran ve bir de E-80 gibi uluslararası bir yolun avantajını kullanmaya çalışan Tosya, şimdi gözü 48 adet tescillenmiş koruma altındaki tarihi konağa dikti. Çürümeye terk edilen bu yapıları onararak turizme kazandırmayı hedeflediklerini ifade eden Tosya Belediye Başkanı Sait Gülabacı; ‘Tarihi Kentler Birliği’ne çok ciddi bir şekilde adayız' dedi. NASRULLAH Gazetesi olarak ilçelerimizde sorunları dinlemek, önümüzdeki dönemlerde hedeflerinin ne olduğunu kamuoyuna aktarmak ve başlanılan ancak bitirilemeyen projeleri tekrar gündeme taşımak amacıyla üç hafta önce başlattığımız ilçe gezilerinde, Daday ve Cide'den sonra geçtiğimiz hafta sonunda da Tosya ilçesindeydik. Tosya ilçesini Belediye Başkanı Sait Gülabacı ve Tosya'nın tek usta gazetecisi İsmail Şanal ile gezdik, yerinde incelemelerde bulunduk. İşte Tosya Belediye Başkanı Sait Gülabacı'nın, gezi boyunca gazetemize yaptığı açıklama; KANALİZASYON ARITMAMIZ YOK Tosya'da Kastamonu gibi eski Osmanlı'dan gelme. Anadolu'da ki medeniyetlerin bulunduğu ilçelerimizden bir tanesi. Burada Ermeni ve Rumlara ait evler var. Kastamonu'da Tarım ve Hayvancılık öne çıkarken, burada ticaret, sanayi ve esnaflık öne çıkmış. Tosya da ciddi bir araç parkımızda var. Yaşlanmış araçlarımız için her şey mevcut. Tosya'nın şuanda en büyük sorunu kanalizasyon arıtması yok. Kanalizasyon Devrek Çayına akıyor. Bizim İller Bankası ile bu yönde çalışmamız devam ediyor.Kanalizasyon Arıtma Tesisi Orman Bölge Müdürlüğüne ait 25 dönümlük bir alanda kurulacak. Bizim amacımız bunu İller Bankası devlet kanalıyla hibe programlarından yaptırmaya çalışmak. Çünkü arıtmanın trilyonları geçen bir maliyeti var. Hükümetimiz şöyle bir karar aldı. Özellikle arıtmaları, kanalizasyonları denizlere akan, göllere akanlara hibe projelerinden destek sağlıyor. Bizim kanalizasyonumuz Devrek çayına aktığı için bu projeden bizde yararlanma şansı buluyoruz ve bunun için çalışıyoruz. EN BÜYÜK SORUNUMUZ YOL En büyük sıkıntımız yollar. İlçe içinde ki yolar, alt yapı çalışmalarından dolayı asfaltı bozulmuş. Kastamonu - Tosya Karayolu ise berbat halde geldi. Yol artık isyan ediyor. Sayın Valimize sıkıntımızı aktardık. Karayollarının 2005 yılı programına aldığı bu yol sathi kaplama yapılacak. Ayrıca 15 km'de alt yapı çalışmaları da gerçekleştirilecek. HEM GÖÇ ALIYORUZ HEMDE VERİYORUZ 23 bin 300 olan nüfusumuz aslında 30-35 bin arasında. Tosya deprem ve krizden çok etkilenmiş. Kamu sektörü burada olmadığı için, reel sektör zarar görmüş. Bu nedenle kendini toparlayamayanlar göç etmiş. Bu böyle görünüyor ancak Tosya bir o kadarda göç alıyor. Tosya'nın etrafındaki ve İskilip'in köylerinden Tosya'ya iş için gelenler var. Ama bunlar sayım sırasında kayıtlı bulundukları yerlere gidiyorlar. Tosya Belediyesi olarak 30-35 bin kişiye hizmet götürüyoruz ama 23 bin kişi üzerinden destek alıyoruz. TOSYA OSB 1994 yılında OSB programa girmiş ancak yer uygun olmadığından dolayı OSB'de 11 yıldır, mesafe alınamamıştı. Bu sene tekrar OSB yer tespiti için çalışmaları hızlandırdık. Başta Valilik, Kaymakamlık, Belediye ve Ticaret Odası bir bölgede tespit çalışması yaptık. 600 dönümlük bir sahada OSB'nin kurulması için gerekli girişimler başladı. TEŞVİK YASASI Kastamonu OSB'yi bitirdi. Kastamonu her yanıyla hazır. Kastamonu'nun buradan çok büyük pay alacağına inanıyorum. Kesinlikle Tosya olarak Teşvik Yasası'ndan yararlanacağız. Biz öncelikle Tosyalı sanayicilere, Tosyalı yatırımcılara güveniyoruz. Karadeniz Bölgesindeki yatırımcıların Tosya'ya yatırım yapacaklarına inanıyoruz. DOĞALGAZ Doğalgaz'da kapsama alındık. Bu çok iyi. Bunun üzerine birde Üniversite kesinleşir, fakülte ve Yüksek Okul Tosya'ya açılırsa ki buna da alt yapımız hazır Tosya daha da gelişecektir. PİRİNÇ FESTİVALİ Asıl amaç pirinci öne çıkarmak. Esas hayalimizde odur. Pirinç Festivalimizi de 10 yıl aradan sonra bu sene yine canlandırdık. Pirinç ve kültür Festivali ile amacımız açılımı sağlamak. İlk sene tam hazırlık yapamadık. Aceleye geldi ama 15-20 bin Tosyalı iki gece gönüllerince eğlendi. Amaç bunu devam ettirmek. Pirinç bir marka olmuş. Markaları çoğaltmayı hedefliyoruz. PLAKAMIZ 37 Zaman zaman gündeme de geliyor, Cide Belediye Başkanı da açıklamalarda bulunmuş ama biz kesinlikle plakadan vazgeçmiyoruz. Bizim plakamız 37. Kastamonulu olmaktan her zaman gurur duyduk ve de gurur duyuyoruz. | Nasrullah |
|
• 15/1/2007 - ah tosya ah