83 Takipçi | 307 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Sinema-Tv

Haber

Müzik

Şiir

Diğer İçeriklerim (577)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (83)
12 10 2006

Sevgili Dost.. / Serdar Nadir IŞIKLI

(Mesafe olarak çok uzakta, kalben ise çok yakın olan güzel bir dosttan bir mektup aldım bugün... Dosyalarımda saklı kalmasını istemedim.. Israrlarıma dayanamadı ve yayınlanma iznini kopardım sonunda. Onu sizlerle paylaşmak istedim. Umarım çok beğeneceksiniz. A.Ş)   Sevgili Dost;               Ben her sabah kalkar ilk iş olarak iki gazete alırım. Cumhuriyet ve Birgün. Kendimi bildiğim günden beri bu iki gazetenin ilki hiç değişmemiştir bizim evimizde. Ama öteki bazen Akşam olmuştur, bazen Yeni Ortam, bazen de Demokrat.               Yaşım 52. Yani hani şu insanların 78’ li dediklerinden.               Adım Nadir Serdar Işıklı.               Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi mezunuyum.               Öğrencilik yıllarımızda sorunlarımızı dile getirmek için şimdi her ikisi de rahmetli  olan Mustafa Ekmekçi ve Uğur  Mumcu Ağabeylerin yanına gidip gelirdik. O zaman Cumhuriyet Gazetesi'nin Kızılay'dan Sıhhiye’ ye giderken Zafer Pasajına varmadan bir binanın alt katında bürosu vardı. Uğur Ağabey 12 Mart zindanlarında beraber yattığı Ziraat Fakültesinden arkadaşları, Timur Erman, Nazım Aslan ve Turan Külahoğlu ile cezaevinde geçen günlerini anlatırdı bizlere.               Sonra arkadaşlarımız kurşunlanmaya başlandı. O günlerde kahpe kurşunların hedefi olmanın sebeplerinden birisi de Cumhuriyet Gazetesi okumaktı. Çünkü Cumhuriyet devrimcilerin okuduğu bir gazete idi.               “Cumhuriyet Gazetesi İstiklal Savaşından başlayıp bu güne kadar gericiliğe karşı durmuş güçlerin sesi olma g... Devamı

12 10 2006

Kastamonulu Şairler (Kastamonu)

Kastamonulu Şairler ANDELÎBÎ: Kastamonu’ludur.. İstanbul’da imamlık yapmıştır. Sesinin güzelliğinden dolayı Bülbül Hasan diye tanınmış ve bu yüzden de Andelîbî mahlasını kullanmıştır. ÂRİF: Babası tanınmış kadılardan Kastamonu’lu Sâlim Efendi’dir. Reisü’l-küttâb Ârif Efendi olarak tanındı. Üçüncü defa nişancılık görevinden azledildikten sonra 1817de öldü. Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazan şâirin bir de divanı bulunmaktadır. ÂRİF MEHMED EFENDİ: Kastamonu’da doğmuş, Hoca Neş’et Efendi’ye intisab etmiş ve İdris Ağa’nın kâtibi olmuştur. Hâcegân rütbesine ulaşmış, dîvan tezkireciliği, padişah kethüdalığı, Yusuf Ziya Paşa sadaretinde rûz-nâme hocalığı ve çavuşbaşılık yapmış, nişancı olmuştur. BEYÂNÎ: Kastamonu’da doğan şair hayıtını kâtiplik yaparak geçirdi.Hat sanatında tanınmış olan şair, Yavuz Sultan Selim devrinde ölmüştür. Şiirlerinde cinas sanatını bol ve ustalıkla kullanmıştır. DÂÎ: Kastamonu’da doğan şair, cami görevlisi olarak çalışmıştır. Fatih döneminde yaşamış ve İstanbul’un fethinde bulunmuştur. Şiirlerinde ilk dönem şairlerin yolunu izlemiştir. Duahan’ların okuduğu duaların çoğu onun eseridir. Matlâlarının çoğunda ya îham ya da cinas sanatını kullanmıştır. DİLÎRÎ: Kastamonu sancağında yetişmiş bir sipahidir. Kanuni devri şairlerinden dir.Sipahi edası taşıyan gazelleri ve pek çok şiiri bulunmaktadır. FÂHİR: Kastamonu’da doğdu. Asıl adı Ahmet’tir. Öğrenimini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Râmiz’in tespitlerine göre döneminde şiir ve inşâsıyla tanınmıştır. FERİDE HANIM: Kastamonu’lu olup, 1837 de doğmuştur. Babasında Arapça ve Farsça dersleri almış, hat sanatıyla uğraşmıştır. İcazet aldıktan sonra 8-10 kadar Kur’an ve bir o kadar da Muhammediye yazmıştır. 16 yaşında Kastamonulu Ali Ârif Efendi ile evlenmiş, eşinin rahatsızlanarak dört yıl sonra ölümüyle kendini okumaya ve ilmî çalışmalara adamıştır.1903 yılında Kastamonu̵... Devamı

07 10 2006

İlçe-İlçe Kastamonu / Müyesser Civelek

(Sararmış, Tozlu sayfalar'dan...)   İlçe-İlçe Kastamonu   Denizin kucağındadır Abana Saygımız vardır Sandalye yapana, zeytin toplayana *** Yeşili sev ormanın koru Araç’ta bulunur Orman Muhafaza Memurunun Okulu. *** Düşmanın Türkler azdı vaayy Diyerek kaçıp bıraktığı Şirin şen Azdavay Ortasında bir ırmak, akar da, akar. *** Orman ürünü, maden kömürü Kadınların giysisi, folklor görünümü Derelide kuyu kebap Kırmacı köyünde şifalı suyu Akçasu’da yapılan Azdavay düğünü Gördünüz mü? *** Denizden eser yelleri Maden suyu içer Tercan köylüleri Bozkurt ilçesinin kestaneleri Ne de güzeldir Çiçekyayla köyü kiraz bahçeleri. *** Fabrika deresinden Yokuşu aştık Şimdi de Cide’ye ulaştık Kereste fabrikasında, Gideros koyunda Halkla selamlaştık. *** Plajın, kumun, denizin Kıyı ilçesi Çatalzeytin Haziran Temmuz demeyin Siz de gelin tesislerde dinlenin *** Sebzeyi yaş mı istersin, kuru mu? Göğe değecek sanki kavakların boyu Hastaya şifa verir Daday’da Ballıdağ Sanatoryum’u *** Yazıbelen köyü höyük harabeleri Çayırcık’ta aslan heykelleri Yeşil Alaman dağında Ata’ya sundu Türk yemekleri İlçemiz Devrekani *** Atarın geçtiği yollar Elması, yemişi var Ecevit boğazı’ndan geçince Uzun bir limanda karşılar sizi İnebolu’lular *** Bakırlı. Pirit cevheri Yükselir Ağlı kalesi Biz konuksever Küre’liler Bal kaymakla besleriz misafiri, *.** Kendir Kenevir El sanatları Halk Eğitim sergilenir Kaya mezarından Kızlar kalesin Taşköprü bir başka güzellenir. *.** Tarlalar pirinç, çeltik Ne çok fabrika gezdik Dipsiz gölde piknik Tosya’lılar bugün size misafir geldik.   Müyesser CİVELEK Öğretmen (İsfendiyar gazetesi, Yıl: 4, Sayı:45, Şubat 1985’ten alınmıştır. Şiirin altında “Not: Bu şiir istek üzerine yayınlanmıştır.” İbaresi bulunmaktadır. A.Ş)   ... Devamı

07 10 2006

"Gurbetten Araç`a Sesleniş" / İbrahim Şaşan

Gurbetten Araç`a Sesleniş   Çam kokulu kar beyaz dağlar, Yollar cennete çıkar Araç içinde. Sana sevdalı da o yüzden mi ağlar? Nazlı bir Araç akar Araç içinde. Süzey kebabı, saraylının kokusu, Nasıl anlatılır ekşi pilavın dokusu? Hele bir de gece çorbasının buğusu, Evler lezzet kokar, Araç içinde.   Şair ne desin, seni kimlere benzetsin? Çamların ardında saklı bir cennetsin. Sen ki yiğit oğlu yiğitlere emanetsin. Şehitler nöbet tutar, Araç içinde. Allah Allah diyen yiğitlerin nidası. Senin içindi bu yiğitlerin sevdası. Araç kalesinin tarih kokan edası. Burcunda sultanlar bakar, Araç içinde.   Yeşilden örülü duvağı, yeşil gözlü yar. Araç sevdalandığım, yandığım diyar. Benim bu diyar için can veresim var Özümde şimşekler çakar, Araç içinde.   Yaylalarda tatlı dil birlik olmuş doğrusu Yaylalar Anadolu. Yaylalar ana dolusu. Sundular bana toprak kokulu bir tas su. Bulur muyum  artık efkar, Araç içinde.   İrem bağlarını bulduk İntaş’a girince, Derin bir soluk cenneti görünce. İçinden çaylar akan, hem de serince. Gamı kederi derdi çeker. Araç içinde.   Sıragömü, Fındıklı’ya gidiversem biraz Ne dert kalır gönülde ne de bir maraz. Tatlıca camisinde kılsam bir öğün namaz. Ellerim şükre kalkar, Araç içinde.   Açıldı gönülden kapısı, girdim içeri. Yılların yorgunu, otantik Çantı evleri. Sanki ülkemin birer kültür devleri. Başına bir taç takar, Araç içinde.   Şair dile geldi bugün seni sana yazdıkça. Toprağında kültür saklı bir avuç kazdıkça. Kaya mezarlarında tarih yazılı açıkça. Şöyle yüceden bakar, Araç içinde. Seni yaşamak istiyorum, inadım inadım. Kötürüm Beyazıt Camisi; geçmişi kokladım. Ana baba evlat gibi sahiplenmiş kullar. Yoksa boynunu büker, Araç içinde.   Sofo’nun değirmenini gördünüz mü hiç? Varıp Tuzaklı Göleti’be girdinizmi? Razan Çeşmesi suyuna erdiniz mi hiç, Özünde bilsen ne yatar; Araç içinde.   Kastamo... Devamı

01 10 2006

43. Altın Portakal Film Festivali ödülleri sahiplerini buldu.

   ANTALYA BU YIL TÜRKİYE'NİN ÜÇ BÜYÜK ETKİNLİĞİNE AYNI ANDA EVSAHİPLİĞİ YAPACAK… Antalya bu yıl "43. Altın Portakal Film Festivali"; "2. Uluslarası Avrasya Film Festivali" ve "Avrasya Film Marketi" ile Türkiye'nin 3 büyük etkinliğine aynı anda evsahipliği yapmaya hazırlanıyor. 42 yıllık tarihinde ilk kez özel sektörün güçlü bir isminin; real'in "resmi sponsor"luğunu arkasına alan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu desteği yine sinemaya döndürebilme çabası ile 16-23 Eylül 2006 tarihlerinde düzenlenecek olan 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali ile 2. Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin yoğun çalışmalarını sürdürüyor. 16-23 Eylül tarihleri arasında ulusal sinemanın 43. kez heyecan odağı haline gelecek olan ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ" bu yıl ayrıca, Türkiye'nin ilk film marketine de imza atacak. Festival, geleneksel olarak Çasod ve Soder'in belirlediği isimlere verdiği onur ödüllerini, bu yıl Türk Sineması'nın farklı dönemlerinde adını duyurmuş iki önemli oyuncusuna; Yusuf Sezgin ve Aytaç Arman'a veriyor. Onur ödüllerine bundan böyle her yıl verilecek bir "emek ödülü" de ekleyen Festival Yönetimi, bundan böyle SİNESEN'in belirlediği bir sinema emekçisine de "emek ödülü" verme kararı aldı. Onur Ödülleri ile birlikte, 16 Eylül tarihinde, Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu'nda yapılacak olan Festival'in Açılış Törenin'de verilecek olan Altın Portakal'ın ilk "Emek Ödülü", ışıkçı Sayın Recep Biçer'e verilecek. Her yıl verilen "Yıldırım Önal Anı Ödülü" ise yine sinema platformunun önerisi ile Sayın Kartal Tibet'e veriliyor.İLK KEZ 43. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİNDE ULUSAL DALDA SENARYO VE MÜZİK DALINDA DA PARA ÖDÜLLERİ VERİLİYOR… 43. Altın Portakal Film Festivali Ödülleri'nde bu yıl ödül rakamlarında artış olurken, ödül politikası da farklı bir temele oturtuldu. Birinci olan filme verilecek olan para ödülü 300.000 YTL'ye çıkarılarak, ödülü alan yapımcıya... Devamı

01 10 2006

2 köye daha el koyun bağlar yeşersin

2 köye daha el koyun bağlar yeşersin Kategori: Haber 2 köye daha el koyun bağlar yeşersin TEMA’nın toprakları koruyarak köyden kente göçü tersine döndürmek için başlattığı "El Koyun" Kampanyası’nda beş köye el konulmasının ardından proje kapsamında yer alan Kastamonu’nun Büyüksekiler ve Karabey köyleri de el konulmayı bekliyor. Köylüler, başta Kastamonulu işadamları olmak üzere TOBB, TÜSİAD, İTO, İSO ve diğer sanayicilerin kendi köylerine de el atmasını istiyorlar. SULAMA TESİSİ Kastamonu’nun Tosya İlçesi Büyüksekiler Köyü’nde 322 hanede 680 kişi yaşıyor. Toplam 5 bin 400 dekar arazide tarım yapılıyor. Köylüler orman işçisi olarak çalışıp geçimini sağlamaya çalışıyor. Uygulanacak proje kapsamında toplam 100 dekar arazi üzerine damlama sulama, 40 dekar arazi üzerine yağmurlama sulama tesisleri kurulacak. Bağ-bahçe tesis, yaş meyve-sebze üretim çalışmalarını örneklemek için 10 dekar alanda modern bağ tesis edilecek, 20 dekar alanda sebze üretimi gerçekleştirilecek. Toprakta, hastalıklara karşı mücadele çalışmaları yapılacak. Üç yıl sürecek projenin bütçesi 252 bin 925 YTL. ÜZÜM BAĞLARI Kastamonu, Tosya İlçesi, Karabey Köyü’nde 224 hanede 634 kişi yaşıyor. Karabey’de 9 bin 670 dekar arazide geleneksel yöntemlerle tarımsal üretim yapılıyor. Köylüler, orman işçisi olarak çalışarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Uygulanacak projeyle, 100 dekar alanın kontur sürümü gerçekleştirilecek. Bağ-bahçe ve sebzecilik tesis edilecek. Yem bitkisi üretim çalışmaları desteklenerek hayvancılığın gelişmesi sağlanacak. Kolay satılabilen üzüm yetiştirilip kısa sürede köylünün para kazanması sağlanacak. Üç yıl sürecek projenin bütçesi 224 bin 317 YTL. Her iki köydeki projenin toplam maliyeti ise 477 bin 242 YTL olacak. HÜRRİYET 01/10/2006... Devamı

01 10 2006

Mehmet Akif´in sesi Nasrullah`ın duvarlarında yankılandı

Mehmet Akif´in sesi Nasrullah`ın duvarlarında yankılandı Kastamonu adı ile bütünleşen, Kastamonu´ nun en başta gelen simgelerinden birisi olan Nasrullah Camii; ecdadın gücünü, ihtişamını, zerafetini ve maneviyatını en güzel şekilde yansıtmasının yanında; Türk´ ün yeniden diriliş destanın yazıldığı Kurtuluş Mücadelesi esnasında da Mehmet Akif Ersoy´ un duvarlarında yankılanan aksi sedasıyla, Kastamonu insanın kahramanlığına ortak olma onurunu da yaşamış ender eserler arasında yer almıştır 1506 yılında zamanın kadısı Nasrullah Kadı tarafından inşa edilen caminin üzerini örten dokuz adet kubbe, altı tane herkenarı 160 cm olan kare şekilli dört köşe paye üzerinde duran kemerlere bindirilmiştir. Caminin iç duvarlarını rengarenk süsleyen esma - ül Hüsna, hülefa - i raşidin ve aşere- i mübeşşere yazıları ihtişamın yanına zerafeti, heybetin yanına inceliği nakşetmiştir. Yazıların büyük çoğunluğu Kastamonu` nun değerli hattatlarından Ahmet Şevki Efendi` nin kalemine yansıyan sanatın eseridir. Cami, kubbe gövdesinde bulunanlar da dahil 40 adet pencere ile ışık almaktadır. Kuzey - batı köşesinde bulunan tek şerefeli minarenin tamamı kesme taştan yapılmıştır. Caminin banisi olan Nasrullah Kadı, Karamanlı müderris Yakup Efendi` nin oğludur. Kadı ve müderristir. İstanbul` un değişik medreselerinde müderrislik, Diyarbakır, Manisa ve Belgrad diyarlarında da kadılık yapmıştır. Gelibolu` nun şehir köyü beldesi kendisine arpalık olarak verilmiştir. Hazır cevaplılık ve nüktedanlıkta Nasreddin Hoca` ya, dünyevi işlerde İbn- i sina` ya benzetilen Nasrullah Kadı` nın Kastamonu` ya kazandırdığı sadece cami değildir elbette. Hemen caminin yanında bir tablo güzelliğiyle endamını sergileyen şadırvan da cami ile aynı tarihte inşa edilmiştir. Suyundan bir içenin ömrü boyunca Kastamonu` ya, ya yedi defa uğrayacağı, ya yedi yıl bu şehirde kalacağı inancı ne kadar gerçektir bilinmez ama, şadırvanın çağlayan suyuna uzanan ellerin şükürle dudaklara götürdüğü her yudum su da Nas... Devamı

01 10 2006

Nazım Hikmet`ten Kastamonu

Nazım Hikmet`ten iki arkadaş tuttuk dağlara giden yolu, Öyle yükselmişiz ki, sahilde İnebolu İnce sokaklarıyla ufaldıkça ufaldı. Minareler bir çizgi, camiler nokta kaldı. Evleri birbirine giren şehri içinde Ufuklar genişledi önümüzde git gide; Denizi kucaklayan iki açık kol oldu. Rüzgar esti denizin suları yol yol oldu. Yığılmıştı yollara yığınla yaprak; Yaprakların üstünde sendeleyip kayarak Dağın son kayasının dibine varabildik. Bu tepede bu kaya mağrur bir baş gibi dik! Çıkıp onun üstünden bakabilirsek eğer, Güzel İç Anadolu görünecekti bize. Bunu nakşetmek için bir anda kalbimize Son adımı atmadan gözümüzü kapadık. Gözümüz açılınca karşımızdaydı artık Sisli vadileriyle rüyalı Anadolu. Görüyorduk uzaktan dereye inen yolu; Sağ yanında bir çayır, solda çam ağaçları. O kadar yakın ki dağların yamaçları Dereye düşen bahar bir daha çıkamamış. (1920) . Nazım Hikmet 29/09/2006... Devamı

23 09 2006

Hamdi Kaya: "Pancar öldürülmek isteniyor"

"Pancar öldürülmek isteniyor" Tarım ve Hayvancılık 12.09.2006 Şeker -İş Kastamonu Şube Başkanı Hamdi Kaya: "Pancar öldürülmek isteniyor" Mine ÖZGÜR KASTAMONU- Şekerin bazı kentlerin yaşamında özel bir yeri var. O kentin şeker fabrikasında çalışanların yanı sıra, şeker pancarı eken çiftçi, tarlada çalışan işçi, pancar ve şeker taşıyan nakliyeci, akaryakıt satıcısı, lokanta, market ve besicilere dek herkesi etkileyen bir kazanç kapısı olarak dikkat çekiyor. Özelleştirme kapsamında Kastamonu Şeker Fabrikası'nın satışına karşı çıkan Şeker-İş Sendikası Kastamonu Şubesi, Mayıs ayında düzenlenen mitingle binlerce kişiyi alana toplamıştı. Ankara, Çorum, Amasra, Turhal ve Çorum'dan da katılımın olduğu mitingi Kastamonu'daki Sendika temsilcilikleri ve sivil toplum örgütleri de destekledi. "Şekeri satanı biz de satarız.", "IMF'ye yumuşak, bize Kasımpaşalı", "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız", "Gün gelecek, devran dönecek, AKP hesap verecek", "Atamız kurdu, Tayyip yıkıyor" sloganları ile Kışla Parkı'ndan Nasrullah Meydanı'na kadar yürüyenlere balkonlardan alkışlarla destek gelmişti. Nasrullah Meydanı'nda Şeker-İş Şube Başkanı Hamdi Kaya, Şeker-İş Genel BaşkanVekili Vahap Bolat, Yol-İş Sendikası Kastamonu Temsilcisi Mehmet Çelik ile CHP Kastamonu milletvekili Mehmet Yıldırım yaptıkları konuşmalarla satışa izin verilmeyeceğini ve eylemlerin Ankara'da da tekrarlanacağını ifade etmişlerdi. Yürüyüş; çoğu zaman sloganlarla zaman zaman da -endişeli yüzlerdeki- suskunluk ile sürüyordu. 1995 yılından bu yana Şeker-İş Kastamonu Şube Başkanlığı'nı üstlenen, Kastamonu Şeker Fabrikası'nda Kazan Dairesi Usta Başı Yardımcısı olarak görev yapan Hamdi Kaya ile şeker fabrikalarının durumunu konuştuk. Sizi bu sonuca götüren süreçten söz eder misiniz? - Bizim üzerimizde oynanan oyun, bizi bu noktaya getirdi. Önce Kütahya, Kayseri, Amasra, Konya gibi Pancar Kooperatifinin hissesi olan Şeker Fabrikaları Panko Birliklere devredi... Devamı

21 09 2006

Olay Müdür Bilsay Çetin Kastamonu`ya tayin edildi

Bilsay Çetin Kastamonu`ya tayin edildi Bilecik`in Söğüt İlçesi`nde düzenlenen 725`inci Ertuğrul Gazi`yi Anma ve Söğüt Şenlikleri`nde protokol tribününden sorumlu olan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Taşköprü doğumlu Bilsay Çetin`in Kastamonu`ya tayin edildiği bildirildi. Çetin, Başbakan Erdoğan`ın özel koruması olan yeğeni Ali Erdoğan`a saldıran ülkücü grubu bilerek protokol bölümüne almakla suçlanmıştı. Söğüt`te 10 Eylül 2006 tarihinde düzenlenen 725`inci Ertuğrul Gazi`yi Anma ve Söğüt Şenlikleri`nde protokol tribününden sorumlu olan Asayiş Şube Müdürü Bilsay Çetin, Başbakan Erdoğan`ın özel koruması da olan yeğeni Ali Erdoğan`a saldıran ülkücü grubu bilerek protokol bölümüne almakla suçlanmıştı. İddiaları kabul etmeyen Çetin hakkında soruşturma açılmıştı. Soruşturma devam ederken, Bilsay Çetin bugün Kastamonu`ya tayin edildi. Tayininin çıkması ile ilgili bir açıklamada bulunmayan Çetin, 19 Haziran 2006 tarihinde Bilecik`te kovaladığı hırsızlar tarafından açılan ateş sonucunda vücuduna isabet eden 3 kurşunla yaralanmıştı. Çetin`in tayinin çıkmasının Bilecik Emniyet Müdürlüğü personeli arasında üzüntüyle karşılandığı belirtildi. Söğüt İlçesi`ndeki olaylar nedeniyle Bilecik Emniyet Müdürü Şuayip Doğanç da bir süre önce merkeze alınmıştı. KENT HABER 9/20/2006 Devamı

07 09 2006

2006-2007 Öğretim Yılı Üniversite Harçları Belli Oldu

Üniversite harçları belli oldu Yükseköğretim kurumlarında öğretim gören öğrencilerin 2006-2007 öğretim yılında ödemesi gereken katkı payları belirlendi. Buna göre, yükseköğretim kurumlarında öğretim gören öğrencilerden 58 YTL ile 483 YTL arasında katkı payı alınacak.   2006-2007 ÖĞRETİM YILINDA YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINDA ÖĞRETİM GÖREN ÖĞRENCİLERDEN 58 YTL İLE 483 YTL ARASINDA KATKI PAYI ALINACAKÖĞRENCİ KATKI PAYLARI TIP FAKÜLTESİNDE 483, DEVLET KONSERVATUARINDA 481, MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİNDE 317, HUKUK FAKÜLTESİNDE 256, FEN VE İLETİŞİM FAKÜLTELERİNDE 232 YTL OLARAK BELİRLENDİÖğrenci katkı payları tıp fakültesinde 483, devlet konservatuarında 481, mühendislik fakültesinde 317, hukuk fakültesinde 256, fen ve iletişim fakültelerinde 232 YTL olarak belirlendi.En düşük katkı payını ise 58 YTL ile açıköğretim fakültesi öğrencileri ödeyecek.``2006-2007 Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ile İkinci Öğretim Ücretlerinin Tespitine Dair Esaslar``a ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete`nin bugünkü sayısında yayımlandı.Karara göre, öğrenci katkı payları 58 YTL ile 483 YTL arasında değişiyor. Öğrenci katkı payını süresi içinde ödemeyen öğrencilerin kayıtları yapılamayacak ve yenilenmeyecek.Öğrenci tarafından ödenecek katkı payının bir kısmı veya tamamı normal öğretim süresi kadar süre ile Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu`nca kredi olarak verilebilecek.Öğrenci katkı payı iki eşit taksitte ödenecek. İlk taksit eğitim öğretim yılı başında kayıt olma ve yenileme sırasında, ikinci taksit ise ikinci sömestr başında kayıt yenilenirken, sömestr sistemi uygulanmayan eğitim programlarında da Şubat ayında kayıt yenileme sırasında ödenecek.Yabancı dille eğitim yapan yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden (yabancı dilde eğitim yapan eğitim fakülteleri hariç) öğrenci katkı payı iki katı olarak alınacak.Yabancı uyruklu öğrencilerden, öğrenci katk... Devamı

07 09 2006

Mehmet Reis'le Söyleşi

Tarım ve Hayvancılık 10.01.2006 Reis Gıda'nın sahibi Mehmet Reis ile söyleşi: Tarım politikası, ulusal güvenlik politikası kadar ciddiye alınmalı Mine ÖZGÜR KASTAMONU - Bakliyat alanında yurt çapında önemli bir yer edinen Reis Gıda'nın sahibi Mehmet Reis, yüreğinin sesini dinlemekten de geri durmayan bir girişimci. "İş dünyasının ana amacı kâr yapmaksa diğer amacı toplumdan kazandığının bir kısmını toplumla paylaşmak olmalıdır." sözleri ile düşüncesini dile getiriyor. TACA (Tarıma Can Platformu)'nun kurulmasına öncülük, Türkiye'de ilk kez sabit fiyat uygulaması başlatılarak dondurulan fiyatlarla tüketiciye destek olmanın yanı sıra; Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı ve Çocuk Esirgeme Kurumları'na, şehit ailelerine, bedensel ve zihinsel engellilere, sokak çocuklarına, kadın sığınma evlerine ait projelere destek olmak ve 400' ün üzerinde öğrenciye burs vermek, 240 kişinin organ bağışında bulunmasına öncülük etmek, Discover Türkiye Sevdalıları kampanyasına sürekli katılma kararı almak Reis Gıda'nın paylaşımlarından bazıları... Başarılı iş yaşantısının yanı sıra sosyal sorumluluklarını göz ardı etmeyen Mehmet Reis, kişisel uğraşından toplumsal yararlılık damıtarak sürdürüyor çalışmalarını. - Reis Gıda'nın, kuruluşundan bu güne değin geçen sürecinden söz eder misiniz? - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenimimi sürdürürken, o dönemde İstanbul gıda piyasasının kalbi olarak nitelendirilen Unkapanı'nda pirinç alım satımı yapılan bir ticarethanede çalışma hayatımı sürdürdüm. Sadece edindiğim piyasa tecrübeleri ve özgüvenle 1981 yılında Reis Ticareti kurdum. 1993 yılında Reis Tarımsal Ürünler San. Tic. A.Ş.'yi kurarak pirinç ve bakliyat paketleme sektörüne atıldım. Bugün Reis-Verim markalı pirinç bakliyat paketlemesi ve Sarmoni Taşköprü Sarımsağının püre ve soyulmuş diş olarak satışını gerçekleştirmekteyiz. - Kastamonu'da 26 çeşit fasulye yetiştiği biliniyor. Ayrıca Tosya ilçesi ... Devamı

07 09 2006

Kastamonu'dan Katkısız Pastırma

Tarım ve Hayvancılık 09.05.2006 Kastamonu'dan katkısız pastırma Mine ÖZGÜR KASTAMONU- Kimyasal katkı maddesi kullanılmayan Kastamonu pastırması, Ilgaz Dağı yaylalarında doğal olarak beslenen hayvanlardan üretiliyor. Zaman akıp, hayatlar geçse de, pastırmacılık yörede babadan oğula fazla değişim göstermeden özünü koruyarak devrediliyor. 1923 yılından bu yana devam eden "Canlı Pastırma ve Sucukları"nda da şimdi üretimi, Tolgahan, babası Hakan ve dedesi Şükrü Karaosmanoğlu birlikte sürdürüyorlar. Katkı maddesi kullanarak üretim yapmayı hiç düşünmediklerini ifade eden Hakan Karaosmanoğlu nedenini şu tümcelerle açıklıyor: "Kimyasal katkılar insan sağlığına uygun şeyler değil. Biz tertemiz yaylalarda beslenmiş hayvanlardan pastırma, sucuk yapıyoruz. Ayrıca pastırmalarımızı, sucuklarımızı fırınlarda değil açık havada doğal şekilde kurutuyoruz. Pastırmalar yaylada tozsuz, kirsiz ortamlarda hem gece ayazını hem de gündüz güneşini alarak kuruyor. Kurutma işlemi 45 ­ 60 gün arası sürüyor. Tarım İl Müdürlüğü'nün isteği üzerine kurutma alanlarına çok sık delikli ince tel kafesler de yaptırdık. Pastırmayı dilimlerken bile makine kullanmıyor, elde bıçakla ince ince kıyıyoruz. Sucukta da katkı kullanmıyoruz. Tam anlamıyla ev yapımı olarak hazırlıyoruz. Selenyum değeri çok yüksek ve lezzeti keskin Taşköprü sarımsağı kullandığımız ve müşterilerimiz iyice kurutulmuş tercih ettiği için Kastamonu sucuğunun tadı da kendine özgüdür. Yöremizin iklim şartları ve doğal otları ile hayvancılığa uygun olması da daha kaliteli imalat yapmamızı kolaylaştırıyor. Özelliğimizi korumak, lezzeti, kaliteyi bırakmamak konusunda kararlıyız. Bu ürünlere katkı koymak yakışmaz." Karaosmanoğlu ile söyleşimiz yeni sorularla sürüyor: - Besicilik de yapıyor musunuz? - Hayır ama dedemler zamanında yapılıyordu. Şimdi ihtiyacımız olduğu kadarını Mart ayında hayvan pazarından satın alıyoruz ve Eylül ayına kadar Ilgaz yaylalarında besliyoruz. Küspe ile suni yemle... Devamı

07 09 2006

Kastamonu'da Çekme Helva ve Doğal Reçel Geleneği

Tarım ve Hayvancılık 14.02.2006 Kastamonu'da çekme helva ve doğal reçel geleneği sürüyor Bülbüloğlu firması; böğürtlen, ahududu, dağ çileği ve dağ gülü yaprağından reçeller ile kuşburnu, kızılcık, üryani eriği marmelatları üretiyor Mine ÖZGÜR KASTAMONU- Bülbüloğlu firması, Kastamonu'da iki yüz yıllık çekme helvanın yanı sıra, orman ürünlerinden doğal reçeller, marmelatların tüketiciye ulaşması için çaba harcıyor. Yapaylığa, renkli boyalı gıdalara öykünerek değil, doğal, katkısız ve hijyenik üretim ile var olmak istediğini anlatan Bülbüloğlu firmasının sahibi Hayri Bülbül ile bilineni yinelemek yerine onun iş yaşamından örneklemelerle sorunları konuştuk. - Üretiminiz ile ilgili neler söyleyeceksiniz? - Genelde doğal ortamda yetişen orman meyvelerinden reçel ve marmelat yapıyoruz. Bunları cam kavanozlarda pastörize ederek satışa sunuyoruz. Böğürtlen, ahududu, dağ çileği ve dağ gülü yaprağından reçeller ile kuşburnu, kızılcık, üryani eriği marmelatları üretiyoruz. Doğadan toplanıp olduğu gibi getirilen meyvelerin, hemen ayıklanıp, yıkanması gerekiyor. Tazeliklerini kaybetmemeleri, bozulmamaları için de vakit geçirmeden pişirilmeleri şart. Genellikle yılın her günü bulunmayan, belli mevsimlerde yetişen meyveler olduğu için tüm ihtiyacımızı birden satın almamız gerekiyor. O nedenle pastörize ederek, ürünümüzü korumanın çok önemi var. Pastörize reçel için çok uygun ama ehil insanların ve bilgiye önem verenlerin elinden çıkması şartıyla... - Bülbüloğlu'nun çalışma ilkelerinden söz eder misiniz? - Reçel ve konserve konusu çok riskli. Temiz, titiz yapmak gerekiyor. Üretimde paslanmaz çelik tencereler ve gereçler kullanıyoruz. Tüm üretim alanını her iş bitiminde yıkayıp, u.v. lambalar ile dezenfekte ediyoruz. Tabana insan ayağı değmemesi için çaba sarf ediyoruz. Otomatik galoş makinemiz var. Elektrikli aygıtlarla haşere, fare gibi zararlıların yaklaşmasını da önlüyoruz. - Bunlar her işyerinde olması gerekenler. Ama, ne yazık ki... Devamı

07 09 2006

Nahit İğdirli İle...

Tarım ve Hayvancılık 13.12.2005 Kastamonu Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nahit İğdirli ile söyleşi: 'Pancar alımında yüzde 10 yanılma payı uygulansın' Mine ÖZGÜR KASTAMONU- "Sevebileceğin bir iş seçersen, yaşamında bir gün bile çalışmış olmazsın." Konfüçyüs'ün bu sözünü doğrularcasına keyifli ve bir o kadar da hevesli çalışıyor, Kastamonu Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nahit İğdirli. Odasındaki Atatürk'ün halkla sohbeti sırasında çekilmiş bir fotoğrafının altında yazan "Vatandaş Böyle Dinlenir" yazısı, ekibi ile birlikte yayınladığı aylık gazetesi ve çiftçilerle kurduğu sıcak iletişimle kiminin ağabey, bazılarının da emmi diye seslendiği Başkan ile söyleşiyoruz. Sözlerimiz, ona akıl danışmaya gelen çiftçilerin sorularıyla sık sık kesintiye uğruyor. Başkan tarafından bekletilmeye hiç alışkın olmadıklarını gözlemlediğim konuklar; hangi buğdayın topraklarına daha uygun olduğu, ilaçlama gibi konularda bilgi alıyorlar. Uzun uzun, gerekçeli verilen yanıtların bile yeterli gelmediği durumlarda ise 'Nahit ağabey, sen bu yıl hangisini ektin? Geçen yıl da mı aynısını ektiydin?' gibi sorulara başvuruluyor. Kastamonu Ziraat Odası yeni bir kuruluş. 1997 yılından bu yana etkin olarak çalışıyor. Yalnızca üyelerinden aldığı (yıllık) 10 milyon ile 30 milyon arasında değişen aidatların geliri ile işlevini sürdürüyor. - Üyelere verdiğiniz hizmetlerden söz eder misiniz? - 800 üyemiz var, merkez ilçenin 178 muhtarlığı bize bağlı. Olabildiğince ucuza tohumluk bitkiler satıyoruz. Danışmanlık hizmeti veriyoruz. En önemlisi de çiftçimizin örgütlü olmasını, haklarının korunmasını sağlamaya çalışıyoruz. Odamız adına, şehir merkezinde bir kaloriferli daire ile bir de Kale Kapısı'nda üç katlı bina satın aldık. Alt katındaki dükkanı düzenleyip, köylünün ne ihtiyacı varsa temin etmek istiyoruz. Şu anda da satışımız var ama istediğimiz gibi düzenli ve çeşitli olmuyor. Satış mağazamızda yonca tohumu, arpa, buğday, fi, gübre, zirai... Devamı

07 09 2006

Sarımsaklasak da mı Saklasak?

Cumhuriyet 09.11.2004 Mikrop kırıcı, kansere ve parazitlere karşı, sindirime birebir... Sarmısaklasak da mı saklasak? Hayri ARSLAN Kastamonu'nun beyaz altını sarmısak, Taşköprüül tarım üreticisinin yüzünü güldürürken dünya pazarında yerini almış durumda. Geleneklere ve türkülere konu olan, adına uluslararası festivaller düzenlenen ''kolesterol, kalp, damar hastalıklarının ve kanserin düşmanı'' olan bilinen sarmısak, Kastamonu ekonomisine de maddi anlamda büyük girdi sağlıyor. Dünyada sarmısak yaklaşık yüzde 65'i Asya ülkeleri olmak üzere Akdeniz ülkeleri ile Hindistan, Çin, ABD ve Uzakdoğu'da üretilmekte. Özellikle Kastamonu ilinin Taşköprü ilçesinde, pek makbul sayılan sarmısaklar yetiştiriliyor ve Türkiye ihtiyacının yüzde 14'ü bu ilçenin sarmısaklarınca karşılanıyor. Kastamonu'da yetiştirilen sarmısağın tamamına yakını (yaklaşık yüzde 85'i) bu ilçede yetiştirilmekte. Taşköprü yöresinde 2003 verilerine göre toplam 1850 alanda sarmısak ekimi yapılırken, toplam üretim 16.650 ton civarında. Sarmısağın iyisi Taşköprü'de Sarmısak, içindeki 'diş' denilen ve sayıları 10 ile 30 arasında değişen soğancıkların yan yana birbirinin üzerine yığılır gibi toplanmasıyal oluşur. Başın üzeri beyaz, kimi zaman da sarı veya çok açık pembe renkli bir zarla kaplı olur. Sarmısak bitkisi, birinci yılının sonunda yerinden sökülmezse ikinci yılında aynen soğan gibi bir sap uzatır. 100 cm'ye kadar yükselen bu sapın tepesinde, haziran-temmuz aylarında sarımsı beyaz renkli çiçekleri pek ender olarak tohum bağlar. Bitki bu tohumlarıyla ya da daha iyisi başı oluşturan dişlerin ayrılıp ilkbahar ya da sonbaharda yumuşak toprağa ekilmesiyle çoğaltılıyor. Sarmısak, güneşli yerleri, kumlu ve humuslu toprakları seviyor. Sarmısağın başında özel ve keskin kokulu uçucu bir yağ, şekerler, fermentler, protein, fosfor, demir ile A, B ve C vitaminleri bulunuyor. İçerdiği bu maddelerle güçlü bir besin olan sarmı... Devamı

07 09 2006

"Orman altı ürünlerimizi değerlendireceğiz"

Tarım ve Hayvancılık 14.03.2006 Kastamonu Ziraat Odası Meclis Başkanı Serdar İzbeli: "Orman altı ürünlerimizi değerlendireceğiz" Mine ÖZGÜR KASTAMONU- Yüzde 59'u ormanlarla kaplı olan Kastamonu'nun 1071 köyünden 1003'ü orman içi ve orman kenarı köy olarak doğrudan ormanla ilişkili. Kastamonu Orman Bölge Müdürü Yılmaz Özcan'ın verdiği bilgiye göre; Kastamonu ormanlık alanının yüzde 65'i verimli orman. Kent, böyle bir orman varsıllığına sahip olunca; doğal olarak ekonomisi de ona göre şekilleniyor. Organik tarım konusunda çiftçiyi bilinçlendirme, eğitim ve teşvik çalışmalarının yanı sıra Kastamonu Ziraat Odasının yönlendirmesiyle orman ürünlerinin sertifikalı olarak işlenmesi ve satışa sunulması için yoğun çalışmalar yapılıyor. Kastamonu Ziraat Odası Meclis Başkanı Serdar İzbeli'den bu konudaki çalışmalar ile ilgili bilgi alıyoruz: - Doğal ortamda yetişen orman bitkilerinin kimyasal işlem uygulamadan tüketiciye sunulması ve bunun organik tarım sertifikası alınarak gerçekleştirilmesi çalışmaları sonuca ulaştı mı? - Kastamonu'da çok büyük arazi sahibi köylü sayısı çok az. Ayrıca araziler genellikle engebeli ve parçalı. Organik tarım alanında danışmanlık hizmeti veren denetim firmaları ile çalışmak da çok pahalı. Denetim firmaları, toprak analizinden başlayarak, tarlanın karayolundan uzaklığı ve komşu topraklarda kimyasal gübre kullanılmaması gibi birçok konuda analiz yapıyorlar. Ciddi firmalar tarafından kontrol edilmek, dünya çapında geçerli sertifika almak çok önemli. Ama ne yazık ki denetim için her gelişlerinde büyük paralar ödemek, ufak tarlalara sahip olan bizim köylümüzün altından kalkabileceği bir şey değil. Bunu ancak çok büyük arazileri ve birikimleri olan firmalar yapabilir. Tüm bu nedenlerle başlayamadığımız organik tarım konusunda Kastamonu Ziraat Odası olarak farklı bir yol çizdik. Biz burada çok zengin olan orman altı ürünlerimizi değerlendirmek suretiyle organik tarım yapmayı hedefliyoruz. - Organi... Devamı

07 09 2006

Keneden nasıl korunacağız?

Tarım ve Hayvancılık 08.08.2006 Keneden nasıl korunacağız? Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsü keneler ile birlikte koyun, keçi, sığır, tavşan, kirpi, değişik kuş türleri gibi hayvanlarda bulunabilmesine karşın bunlarda bir hastalık oluşturmuyor. Özer ELİBÜYÜK - Ahmet G. FERİZLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bunyaviridae familyasından Nairovirus cinsine bağlı olan Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsü (Crimean-Congo hemorrhagic fever virus, CCHV) insanlarda Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığına sebep olmaktadır. Bu etmen bütün diğer Bunyavirus'lar gibi tek sarmal, negatif anlamlı, 3 parçalı genomlu, 100 nm çapında yuvarlak şekilli ve zarflı bir virüs yapısındadır. Bu virüsün yurdumuzda bulunan strainlerinin Güneybatı Rusya ve Kosova'dakiler ile oldukça benzer olduğu (% 97­100), komşu İran'ınkilerden ise farklı olduğu bilinmektedir. Bu virüs oldukça patojenik olan doğasından dolayı A.B.D.'de CDC/NIAID C kategorisi patojen sınıfına sokulmuştur. Irak'ın 1990'ların başında bu virüs ile biyolojik silah olarak kullanmak amacıyla ilgilendiği, fakat yayılması için taşıyıcı bir canlı gerekmesinden dolayı çalışmayı durdurduğu bilinmektedir. Bununla birlikte son araştırmalar bu virüsün hava yoluyla biyolojik bir silah olarak kullanılabileceğini düşünülmektedir. Bu virüsün taşıyıcısı olduğu bilinen keneler Arachnida (Örümcekler) sınıfına bağlı Acarina (Akarlar) takımından Ixodidae familyasına ait eklembacaklı canlılardır. Bu virüsü Hyalomma spp., Amblyomma variegatum, Boophilus decoloratus ve Rhipicephalus spp. gibi değişik kene türleri taşımasına rağmen Ixodidae (sert keneler, mera keneleri veya yaz keneleri) familyasından Hyalomma marginatum, H. aegyptium, H. asiaticum ve H. anatolium gibi Hyalomma cinsi keneler en etkili taşıyıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yurdumuzda yapılan çalışmalar sonucunda bu virüsün taşıyıcıları olan H. anatolicum, H. marginatum, H. detritum, H. excavatum ve H. aegyptium'un varlığı belirlen... Devamı

07 09 2006

Kastamonu, bitki çayı zengini / Mine ÖZGÜR

Tarım ve Hayvancılık 08.08.2006 Kastamonu, bitki çayı zengini Mine ÖZGÜR KASTAMONU- Bitkilerin; çay olarak tüketilmesinin yanı sıra Kastamonu'nun yemek kültüründe de önemli bir yeri var. Ekşili pilav, ıspanaklı ve otlu ekmek kente özgü yemeklere örnek oluştururken, yüzde 60'ı ormanlık olan Kastamonu, doğal bitki örtüsünün çeşitliliğiyle de dikkat çekiyor. Kekik, Adaçayı, Alıç, Isırgan otu, Papatya, Rezene, Nane, Kiraz sapı, Mısır püskülü, Civanperçemi, Böğürtlen yaprağı, At kuyruğu, Ökse otu, Biberiye, Ihlamur, Kuşburnu, Oğulotu, Meyan kökü, Sarı kantaron, Defne yaprağı, Aslan pençesi, Ebegümeci, Fesleğen, Sinirli ot, Ardıç tohumu ve Ayrık otu'nu Münire Medresesi'ndeki dükkanında satan Arkeolog Mustafa Afacan ile bitki çaylarını konuşuyoruz. - Satışa sunduğunuz bitkileri nereden temin ediyor ve hangi işlemlerden geçiriyorsunuz? -"Kastamonu ili ve ilçeleri ile köylerinden toplatıyoruz. Uygun koşullarda toplanan bitkiler yine köylülerimizce ya temiz bezlere serilerek ya da iplere asılarak gölgede doğal yöntemlerle kurutuluyor. Kastamonu'nun el değmemiş, billur doğasında "sağlığa yararlı otlar" güneşli günlerde toplanır ki güneşin de tüm enerjisini alabilsinler. Daha sonra ya iplere asılarak, ya da temiz örtülere serilerek, havadar, gölgeli yerlerde kurutulur. Bez çuvallar içinde muhafaza edilir. Bitkilerin yaprakları ufalanır, sınıflandırılır, paketlenir. Ihlamur, kuşburnu, papatya gibi bazı bitkiler ise beraber kullanılır. Bitkileri dükkanlarımızda parakende olarak ve İzmir, İstanbul'daki ihracatçı firmalara da toptan olarak satıyoruz. Köylümüzün yörelerinde atıl olarak duran bir değeri ekonomiye kazandırmalarına ve kendi güçlerine dayanarak kalkınmalarına bir köprü olduğumuz için de mutluluk duyuyoruz. - Her bitkinin farklı özelliği ve kendine özgü hazırlanma koşulları var. Bu konuda nasıl bir yöntem izliyorsunuz? - Bitkilerin toplanma süreci bizim için önemli bir safhayı ifade ediyor. Toplayıcılarımıza öncelikle ... Devamı

05 09 2006

CUMOK KASTAMONU SAYFASI

Kastamonu Cumhuriyet Okurları <anasayfa   Çağrılar / Duyurular KASTAMONU CUMOK ÇAĞRISI 7 Nisan 2006 / Cuma  14:30-18:00   “Kara günler yeniden gelip çattı…  Korkuya yer yok!..  Yılgınlık hiç gerekmez!..  Nihayetinde, Ulus Dağı’na çıkılacak! Ve yine bir ateş yakılacak!..”    Konuğumuz, ULUS  DAĞINA  DÜŞEN  ATEŞ , 58 GÜN , SİVİL  ÖRÜMCEĞİN  AĞINDA KİTAPLARININ YAZARI   MUSTAFA  YILDIRIM   Konu: Büyük İşgal Planı ve Savaşım   Yer: A.Ü. Kastamonu Meslek Yüksek Okulu Konferans Salonu   İletişim: 0505 257 33 68 0536 683 32 89 0535 779 36 00   Yurttaşlarımızı ve Cumhuriyet Okurlarını katılmaya çağırıyoruz.   "Sen Gelmezsen Bir Eksiğiz"      İletişim Bilgileri Prof. Dr. Bahri Gökçebay0532 298 00 98 bgokcebay@ankara.edu.tr Kastamonu Cumok Yazıları   Toplantı Notları CUMOK Kastamonu Konferansı İzlenimleri / Ali Şahin   http://www.cumok.org/html/cumok/kastamonu/kastamonu.htm... Devamı

05 09 2006

Cumhuriyet Ağustos 2006 e-Bülteni

Kimden:  YöreNet <pk@yore.com.tr> Yanıtla:  "YöreNet" <pk@yore.com.tr> Gönderilme Tarihi:  03 Eylül 2006 Pazar 14:12:00 Kime:  "ali şahin" <asahin37@msn.com> Konu:  Cumhuriyet Ağustos 2006 e-Bülteni | | | Gelen Kutusu 03 Eylül 2006 Sevgili e-Cumhuriyet üyesi, Ağustos ayında Lübnan'da hepimizi dehşete düşüren bir kıyım sürerken, dünya devletlerinin ne kadar çaresizlik içinde olduğunu gösteren yavaş ve umursamaz bir Birleşmiş Milletler Topluluğu hareketi gördük. Artık kaçınılamaz hale geldiğinde de nasıl sağlanacağı ve sürdürülebileceği bilinmeyen bir ateşkes yürürlüğe girdi. Tabi bu durum kim ne kadar asker gönderecek, silah kullanma yetkileri, Hizbullah'a nasıl yaklaşılacağı gibi soruları beraberinde getirdi. TBMM'nin asker gönderme kararı ise ülkede her kafadan ayrı sesin çıktığı bir kara mizaha dönüştü. Bu karamsar zamanlarda tüm otorite olduğunu öne sürenlerin burun kıvırdığı ulusal basketbol takımımız Başbakan da dahil hepimizi mutlu bir şaşkınlığa düşürerek inanılmaz bir performans gösterdi. Arka arkaya bütün rakiplerini yenip sadece Avrupa şampiyonu ve dünya ikincisine yenilerek dünya beşinciliği için 2 Eylül 2006 gününe randevu aldı. Bu maçın sonucu ne olursa olsun bizlere umut aşılaması bile Genç Dev Adam'ların en büyük başarısı, 2010'da ilk dörde girmesini bekliyoruz. Okulların açılma zamanı geldi, yaz tatili tadı damağımızda kalarak sona erdi. Çocuklarımızın çağdaş bilgi ve görüşlerle beslendiği hepimizin umudu genç nesillerin beyinlerinin hastalıklı ve karanlık amaçlara kurban edilmediği barış dolu  bir yeni eğitim dönemi dileklerimizle, CUMHURİYET KİTAPBirezilya'da Amazonlardan başka bir şey görmedi gözüm. O ne büyük ırmak, o ne uçsuz bucaksız yeşillik. Boşuna dünyanın akciğeri dememişler. Gerçi yakında v... Devamı

03 09 2006

31/7/2006 - DEVREKANİ V. ULUSLARARASI KÜLTÜR TARIM VE HAYVANCILI

31/7/2006 - DEVREKANİ V.ULUSLARARASI KÜLTÜR TARIM VE HAYVANCILIK FESTİVALİ   Kastamonu’ya bağlı şirin bir ilçe olan  Devrekani;  tarihi,kültürü,medeniyeti ve doğal güzellikleri bir arada bulundurmaktadır. Devrekani tarım,hayvancılık ve turizm  konularında son yıllarda büyük gelişme sağlamış olup,  kendini  her yönü ile tanıtarak ön plana çıkarmak için  Uluslararası boyutta kültür, tarım ve hayvancılık festivali düzenlemektedir. Niçin Tarım ve Hayvancılık festivali ne gelince; İlçemizin geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarım ön plandadır.İlçemiz büyükbaş hayvancılıkta ülkemizde lider durumundadır.Her yıl 10000 adet kurbanlık ve 15000 adet kesik hayvan eti piyasaya satılmakta olup,en büyük pazar İstanbul’dur.Genel olarak ta hayvancılığın tabanı tarıma dayanmaktadır.Hayvancılık ırkının Geliştirilmesi daha modern ve organik bir tarım ve hayvancılık konularında çiftçimizi desteklemek için bu festival düzenlenmektedir. Bu yıl 4-5-6 Ağustos tarihlerinde 5.sini düzenleyeceğimiz festivalimiz de  farklı  ve ilginç yarışmalar tertiplenmektedir.Bunlardan en ilginci de  3 dalda yapılan buzağı güzellik yarışmasıdır. Bunlar Holştayn, Montofon, Simental ırkı buzağılar olup  tarım ilçe müdürlüğü yetkilileri tarafından belirlenen kriterlere göre seçilen buzağılar arsından İl tarım müdürlüğünce oluşturulan komisyon  tarafından  seçilerek dereceye giren buzağı sahiplerine yem, veteriner ilaç ve para ödülleri verilmektedir. Ayrıca yılın çiftçisi,yılın besici seçilmektedir.Festivalimiz  bu yılki  3 günlük etkinlikleri çerçevesin de,1 gün Kültür Bakanlığı Sanatçıları konseri ve  Devlet Halk Dansları Topluluğu gösterileri olup Geleneksel hale gelen Festival ağalığı  seçimi de yapılacaktır.Festivalin 2. gününde İlçemiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sünnet şöleni düzenlenmektedir.Akşam ise Metin ŞENTÜRK ve Gülşen’in   konseri olup havai fişek gösterileri... Devamı

03 09 2006

KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ`Nİ KAZANACAKLARA KASUDE DESTEĞİ

KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ`Nİ KAZANACAKLARA KASUDE DESTEĞİ Kastamonu Üniversitesinin web sayfasıolmaması dolayısıyla şimdilik bueksikliği KASUDE (Kastamonu Üniversitesi Kurma veGeliştirme Derneği) gidermeyeçalışıyordu.kastamonu üniversitesiyle ilgili bilgi almakisteyenler KASUDE (Kastamonu Üniversitesi Kurma veGeliştirme Derneği) tarafından fakülteve yüksekokulların sitelerine vetelefonlarına yönlendiriliyordu.Kasude nin web sayfasında bir yenilik dahayapılarakKastamonu Üniversitesi için yönlendirmeyapıldı.Böylece İsteyenler Kastamonu Üniversitesi içingerekli bilgilere aşağıdakiaçıklamalardan ulaşabilecek.KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ2006-2007 Döneminde öğrenci kabul edenokulların internet sitelerine ulaşmak içinalt tabloda bulunan okul adları veyabağlantı adreslerinetıklayınız.Okulların kayıt takvimi ve kayıtişlemleri hakkında bilmek istedikleriniziilgili okulların internet sitelerinden yadailetişim bilgileri kısmında verilentelefon numaralarından öğrenebilirsiniz.Kastamonuda bulunan ÖZEL YURTLARIN  iletişimbilgilerine ulaşmak için burayıtıklayınız.FAKULTELEREĞİTİM FAKULTESİhttp://www.ksef.gazi.edu.trFEN-EDEBİYAT FAKULTESİhttp://www.ksfef.gazi.edu.trORMAN FAKULTESİ http://www.kof.gazi.edu.trİNEBOLU SU ÜRÜNLERİ FAKULTESİ AÇILMADIYÜKSEKOKULLARSAĞLIK YÜKSEKOKULU http://www.kssyo.gazi.edu.trBEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULUhttp://www.kbeden.gazi.edu.trSİVİL HAVACILIK YÜKSEKOKULU AÇILMADIMESLEK YÜKSEKOKULLARIMESLEK YÜKSEKOKULU http://www.kmyo.ankara.edu.trİHSANGAZİ MESLEK YÜKSEKOKULU AÇILMADIKASUDE web:www.kastamonu.edu.tr.tcKASTAMONU POSTASI 01.09.2006... Devamı

01 09 2006

ALSAH (ALİ ŞAHİN) BLOKLARINDA AĞUSTOS 2006...

Kastamonu Net (Blogcu) 28/8/2006: GÖL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ28/8/2006: KASTAMONU'DA KÜLTÜR - SANATIN GÖZÜ/KULAĞI28/8/2006: GAZİ’NİN KASTAMONU GEZİSİ VE GÖLGELENEN ASIL HEDEF // M.Emin DEĞER16/8/2006: BİZ ÇİFTÇİLER: SARIMSAĞIN 35 YILI!.. / İZZET GÜLTEKİN8/8/2006: Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki- Son Durumu için >>> (2)8/8/2006: Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki- Son Durumu için >>> (1)5/8/2006: Öğretmenliğin KPSS taban puanları düştü / 2006-2 - KPSS Alan Bazında Sıra Öğrenme Formu4/8/2006: İKİ YAZI: "İSTİKLAL YOLU" VE "İNEBOLU'NUN KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİ"4/8/2006: RAHİME KAPTAN / ALİ NAZLI4/8/2006: İNEBOLU TÜRK OCAĞI BİNASI RESTORE EDİLDİ4/8/2006: DOSTLUK GRUBUNDAN İSTİFA EDEN EDENE!4/8/2006: DEVREKANİ FESTİVALİ BUGÜN BAŞLIYOR4/8/2006: POMPEİPOLİS ANTİK KENTİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR4/8/2006: DİPSİZ GÖL'E STATÜ3/8/2006: Zümrüt yeşili bir göl: Gidoros Koyu!   Taşköprü'den Bakış 23/8/2006: 2006 TAŞKÖPRÜ SARIMSAK FESTİVALİ PROGRAMI23/8/2006: ARAÇ HABER GAZETESİ ŞİİR YARIŞMASI DÜZENLİYOR23/8/2006: 'BU SERPUŞUN ADINA ŞAPKA DENİR' OYUNU23/8/2006: POMPEİPOLİS'TEN İLK MÜJDELİ HABER23/8/2006: YILDIRIM'DAN ÇARPICI AÇIKLAMALARDA BULUNDU; DİYANET KUTLADI!...23/8/2006: ORGANİK TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞI GELİYOR18/8/2006: ANAM / TURHAN YILMAZ16/8/2006: BİZ ÇİFTÇİLER / İZZET GÜLTEKİN4/8/2006: GENELKURMAY BAŞKANI CUMARTESİ KASTAMONU'DA4/8/2006: SARIMSAK FESTİVALİ BİLETLERİ SATIŞA SUNULDU   SİTELERİMİZDEN...   91. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE TÜM YÖNLERİYLE TEVFİK FİKRET DOSYASI >>>   EdebiyatYıllığı ÖYKÜ ROMAN ŞİİR   ALİ ŞAHİNBAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE ÖYKÜ KİTAPLARI ZAMANDİZİNİ (1867- 2006) / KRONOLOJİ ALİ ŞAHİNBAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE ROMAN ZAMANDİZİNİ (1872- 2006) / KRONOLOJİ ROMAN YAZILARI 2006 YİTİRDİKLERİMİZ: ERDAL ÖZ ... VE SİNEMA... YİTİRDİKLERİMİZ: ATIF YILMAZ (BATIBEKİ) BİR SEMPOZYUM: RIFAT ILGAZ KASTAMONU'DA / MESLEK YÜKSE... Devamı

28 08 2006

GÖL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ

GÖL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ 2005-2006 KASTAMONU GÖL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ ATATÜRK KÖŞESİ 16 MART ÖĞRETMEN OKULLARI PROĞRAMI 2006 OKULUMUZ GELENEKSEL ETLİ EKMEK GÜNÜNDEN 14 NİSAN 2006 OKUL KOROSU   OKULUN BÖLÜMLERİNDEN BAHÇE ÇALIŞMALARI 16 MART ÖĞRETMEN OKULLARI KURULUŞU NEDENİYLE DÜZENLENEN PROĞRAM KAPSAMINDA DÜZENLENEN PİYESTEN BİR SAHNE OKULUMUZDA MİSAFİR ETTİĞİMİZ KIŞ 2006 ... Devamı

28 08 2006

KASTAMONU'DA KÜLTÜR - SANATIN GÖZÜ/KULAĞI

23 AĞUSTOS ŞAPKA İNKİLABI KUTLAMALARINDANYANSIMALAR BÜYÜK ÖNDER M.KEMAL ATATÜRK'ün ZİYARETETTİĞİ KIŞLANIN BU GÜN YERİNE YAPILMIŞ OLAN KIŞLA PARKI SAİT CİVCİOĞLU'nun ESERLERİNDEN MİNE ÖZGÜN'ün ESERLERİNDEN NETOVKİN'İN ESERLERİNDEN BELEDİYE SERGİ SALONU KONUK ÜLKELERİN HALK DANSLARI GRUPLARIGÖSTERİLERİ KIŞLA PARKI RESSAM SAİT CİVCİOĞLU'nun YAPITLARIKÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ KST. MİNE ÖZGÜR VE EL EMEĞİ GÖZ NURU ESERLERİKASTAMONU KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ KIRIMLI RESSAM NETOVKİN'in ESERLERİBELEDİYE SERGİ SALONU KASTAMONUSPOR VE KONUK AL AHLİ TAKIMLARI(KATAR ŞAMPİYONU) GÖSTERİ MAÇI ÖNCESİ MÜMTAZ TİFTİK / ÖZGEÇMİŞ ŞİİRLER ŞİİRLER KASTAMONU'DAN GÖRÜNÜM HİKAYE RESİM SERGİSİNDEN 23 AĞUSTOS 2006 ŞAPKA İNKİLABI KASTAMONU GÖLDEN 2005-2006 LİNKLER ... Devamı

28 08 2006

GAZİ’NİN KASTAMONU GEZİSİ VE GÖLGELENEN ASIL HEDEF // M.E

M.Emin DEĞER GAZİ’NİN KASTAMONU GEZİSİ VE GÖLGELENEN ASIL HEDEF “Terbiye ve öğretim de birleştirilmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette fertlerden oluşmuş bir millet yapmak, olmayacak şeylerle uğraşmak olmaz mıydı?”  Gazi Mustafa Kemal                                      Gazi Mustafa Kemal, devrim tarihinin bu önemli sözlerini 27 Ağustos 1925 günü İnebolu’da halkın karşısında söylüyor ve olur alıyordu. Hani buna şapka derler sözünü söylediği alanda! Ama konu salt şapka değildi.   Evet, gezinin özü ve hedef şapka değil çağ dışı zihniyetleri yok etme hareketi, kısaca uygarlaşma ve çağdaşlaşmanın ilk adımlarıydı. Evet, ilk adım “Buna şapka derler” söylemiyle atılmıştı, ama Gazi Paşa’nın Kastamonu gezisindeki konuşmalar incelendiğinde, hedefin, halkın içinde ve halkla birlikte, çağdaş bir toplumun ilk adımlarını atmak olduğu anlaşılır. Bu nedenle Kastamonu gezisini Şapka devrimi olarak niteleyip biçimsel bir kalıba oturtmak yanlıştır diyoruz. Bu gezinin her bölümünde toplumun dünya görüşüne ve uygar bir toplumun temel ilkelerine işaret edildiği görülür. Çünkü konuşmaların yerele değil ulusun tümüne, her birey hedef alınarak yapıldığı görülür...   “Ey büyük millet, dünyanın medeniyet ailesinde, itibarlı bir yer sahibi olmağa layık Türk milleti. Evlatlarına vereceği kültür,  vereceği terbiyeyi, okul ve medrese adında birbirine büsbütün ters iki tür müesseseye  bölmeye hala katlanabilir miydi? Terbiye ve öğretim de birleştirilmedikçe aynı fikirde, aynı zihniyette fertlerden oluşmuş bir millet yapmak, olmayacak şeylerle uğraşmak olmaz mıydı?” Gazi paşanın Kastamonu gezisinde sık sık uygarlık ve zihniyet kavramları geçer. İnebolu konuşmasındaki şu vurguya dikkat edelim. “Efend... Devamı

16 08 2006

BİZ ÇİFTÇİLER: SARIMSAĞIN 35 YILI!.. / İZZET GÜLTEKİN

BİZ ÇİFTÇİLER / İZZET GÜLTEKİN (35 yıl önce 35 yıl sonra… Sarımsak üreticisinin sorunları, 35 yılda ne kadar azalmış… Yoksa artmış mı? Bu yazıyı o yıllardan bir yerlere koymuş, kesip saklamışım. Buyrun birlikte okuyalım ve elimizi şakağımıza koyup düşünelim, rahmetli İzzet Gültekin muhtarımızı da hatırlayarak… - Ali ŞAHİN)   Robot çiftçiler yani biz müstahsiller boş mu durduk sanıyorsunuz? Hayır bölgemizin meşhur sarımsağını ürettik. Kısa zamanda pazarlamasını yapacağız. Ama, yine dünyaya gözlerini yeni açan sabi çocuklar gibi piyasadan habersiz. Öyle ise sarımsak ihracatı yapan sayın tüccara müjde Pek hakkımızı yemez. Hani elini vicdanına bastırır emeğimizin yüzde birini karşılığını bile vermez Ama ne yaparsın bu kere olan olmuş o sermayedar sen de çiftçi… Öyleyse haddini bileceksin tüccar ne fiyat verirse bereket diyeceksin sağol ağabey diyeceksin, sen olmasan halim ne olurdu diyeceksin. Allah sizin gibilere ömür versin diyeceksin diyeceksin çünkü, bir dahaki pazarlamanda güneşin altında 4-5 saat pastırma olmamak beklememek için daha çok şey diyeceksin. Senenin 12 ayı kara sapan ve çapaynan durmadan emek verdiğine mi yanacaksın? Kazanacağım derken sermayeden zarar ettiğine mi yanacaksın? Seninle beraber 12 ay üretimde çalışan aile hakkının mecburi ihtiyaçlarını karşılayamadığına mı yanacaksın? Geçinemeyip elindeki 30 dönüm arazinin 5 dönümünü satıp elden çıkarttığına mi yanacaksın? Gelecek sene ekonomik gücün daha da düşeceğine göre artık köyde geçim yapamayıp büyük şehirlere kapağı attığında iş bulup bulamayacağına mı yanacaksın? Yok mu bunun çaresi? Kardeş biz hep böyle çalışa çalışan mı sefalete sürüklenelim. Yok mu bu küçük çiftçinin sahibi. Bazı iyi niyetli aydınlarımız, bir söz söylüyorlar hani bize, küçük çiftçiye sömürülüyorsunuz diye. Yanlış bu söz kardeşim çok yanlış. Dedemi babamı sömürdükleri doğru ama bende sömürülecek madde kalmadı. beni yiyorlar. Nasıl mı Afrika yamyamlarının insani yediği gibi emek gücümü hatta bü... Devamı

08 08 2006

Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki-

"Kastamonu Net" sitemynet.comaramak için "Google" logosuna tıklamanız yeter...              Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki- Son Durumu için >>> writeCounterLayer() ÖYKÜLER / EMİN ARIK KASTAMONULULARDAN 1 >>>>> KASTAMONULULARDAN 2 >>>>> KASTAMONU'DA BİR İLK DAHA / ... KASTAMONU MERKAZ İLÇE'DEN 01... 13 ŞUBAT 1981'DE YİTİRDİĞİMİZ KASTAMONULU OZAN VE DERLEMECİ İHSAN OZANOĞLU'NU 25. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE BİR "KASTAMONU DESTANI"NDAN BİR BÖLÜMLE ANIYORUZ(İHSAN OZANOĞLU/ ÖZEL BÖLÜM>>>>>>>>>>>>>>>) KASTAMONU MERKEZ İLÇE'DEN 02 / GÜNCEL HABERLER İÇİN >>>>> KASTAMONU NET (BLOGCUMUZ) KASTAMONU TELEFON REHBERİ GÜNCELLEMELER- AYRINTILI HABER VE İNCELEMELER- FOTOĞRAFLAR- KASTAMONU VE İLÇELERİ HAKKINDA AKLINIZA GELEN HERŞEYKardeş SitemizKASTAMONUNET(Blogcu)http://www.blogcu.com/kastamonunetİçin TIKLAYINIZ...>>>>> KASTAMONU DESTANI/ İhsan OZANOĞLUÖyle bir cevher ki dünyaya bedelBiçilmez pahası Kastamonu'nun.Yapılsa tükenmez o kadar güzel,Haşredek senası Kastamonu'nun.Türk yurdunun gerçi her yeri şirin;Ayrı cazibesi vardır her yerin,Velakin tesiri füsunu derinAşıklar sinası Kastamonu'nun.Güneş hayran bakar geçerken burdan;Mehtap bir dilberdir saçları nurdanYıldızlar baygındır vecd-ü sürurdanBaşkadır seması Kastamonu'nun.(...)>>>>> devam >>>>> RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006'DA KASTAMONU'DA Üç Günlük Program / Sempozyumdan Yüzlerce Fotoğraf / Bildiriler / Yankıları / Katılanlar... >>>>> 19.ULUSLARARASI TAŞKÖPRÜ KÜLTÜR VE SARIMSAK FESTİVALİ (01-04 Eylül 2005)'nden Görüntüleri İçin "TAŞKÖPRÜ'NÜN SESİ"ne TIKLAYINIZ... KASTAMONUNET (Blogcu)http://www.blogcu.com/kastamonunetİÇİN TIKLAYINIZ KASTAMONU FOTOĞRAF ALBÜMÜ KASTAM... Devamı

08 08 2006

Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki-

2006 YILINDA KASTAMONU VE İLÇELERİNDEKİ FESTİVALLERDEN GÖRÜNTÜLER, HABER VE İZLENİMLER>>>>> KASTAMONU ÖZEL CESUR ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ EĞİTİME START VERDİ___________________________________________________________ Özürlü ve Engelli çocuklara eğitimi verecek olan Özel Cesur Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hizmete girdi.Özel Cesur Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu Nihal Alikamanoğlu dün okulun çalışmaları hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.... devamı >>>>>   Hicklenen "Kastamonu Net" sitemizin Googl'de -Ön Bellekteki- Son Durumu için >>>   ANKARA T.C.D.D SANAT GALERİSİNDE 16-30 HAZİRAN 2006 TARİHLERİ ARASINDA DÜZENLENEN KARMA SERGİ'DEN GÖRÜNTÜLER VE SERGİDE YAPITLARI BULUNAN SANATÇILAR Mümtaz TİFTİK: 1957 Yozgat-Boğazlıyan. 1980 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Hasan AKIN atölyesinden mezun. Çeşitli ortaöğretim kurumlarında resim öğretmenliği yapan sanatçı halen Kastamonu GölAnadolu Öğretmen Lisesi'nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Sergileri: 1990 Çankırılı Ressamlarla karma sergi 2003 Kastamonu Halk Eğitim Merkezi 1. Kişisel sergi 2005 Kastamonu Belediyesi 2. Kişisel sergi. Erişim: mumtaztiftik.name.tr Tel: 0 542 760 80 14 Doğuş TÜRKKAN: 1987 Ankara. 2000 yılından bu yana fotoğraf sanatı ile ilgilenen sanatçı halen İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Fotoğraf ve Video Bölümünde öğrencidir. Fotoğraf sanatı alanındaki çalışmalarını bağımsız olarak yürütmektedir. LALO: 1959 Bursa. 1980 Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü Hasan AKIN atölyesinden mezun.En son "Kabuk-Koza-Kadın" temalı resimleriyle TBA Sanat Galerisinde kişisel resimlerini sergileyen sanatçı halen Ankara'daki resim atölyesinde çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmektedir. Atölye: 0 312 241 68 35 Tutku AŞKUN: 1982 Ankara. 2004 Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Hülya BÖLÜKOĞLU Atölyesinden mezun. Sanatçı Ankara'da kişisel... Devamı