10/2/2006 · Kategori: Siir
ATAMA DUA
Korkunç bir salgın, kanlı bir akın
Her taraf yangın her köşe Ata!
Narası halkın,feryadı hakkın
Olmuştu yakın ta arşa Ata!
Bitab ü tüvan düştük perişan
Gönüller viran yok elde derman
Böyle bir zaman Samsun'dan heman
Doğup verdin can her başa Ata!
İhsansın Haktan, yükseldin şarktan
Yarattın halktan varlığı yoktan
Kurtardın bizi sen yok olmaktan
Dilerim Haktan bin yaşa Ata!
İhsan OZANOĞLU
SAKARYA
Tarihin içinde tarih yaratan
Türkün bükülmeyen kolu Sakarya
Kararan sırtlara alevli bir tan
Kutsal güneşlerin yolu Sakarya
Kırılırken batıl çürük yay gibi
Yıktık engelleri coşkun çay gibi
Vaktinde yükselen tam bir ay gibi
Işıttı sağ ile solu Sakarya.
İhsan, ininceye kadar gök yere
Borçluyuz halaskar ulu öndere
Kabarıp kabarıp devirden devre
Ak bu şerefinle ulu Sakarya.
İhsan OZANOĞLU
İNÖNÜ
Çalap hıncı gibi ölmez bir gücün
Ateşler döktüğü meydan İnönü
Hakkın karşısında demirin tuncun
Eriyip çöktüğü meydan İnönü.
Ta arşa değerken dal kılınçlarla
Kelepçe vurulmaz çelik bir kola!.
Şanlı bayrağını Türk,damla damla
Göklere çektiği meydan İnönü.
Âşık İhsan elbette ebediyen
Hakkımız öğünmek yerden göğeden
Türk gücünün başı göklere değen
Bir anıt diktiği meydan İnönü.
İhsan OZANOĞLU
DUMLUPINAR
Yadlardan kurtarmak için vatanı
Yıldırımlar saçtık Dumlupınar'da.
Yalın kılınçlarla olgun düşmanı
Çavdar gibi biçtik Dumlupınar'da.
Mertçe yapılan bu meydan savaşı
Boyadı alkana toprağı taşı
Hasmın kelek gibi ezildi başı
Tarihe şan geçtik Dumlupınar'da.
İhsan yendiğimiz tek değilse de
Cihanı kıldık biz hükme amade
Savaş sonu bir zaferden ziyade
Yeni bir devraçtık Dumlupınar'da.
İhsan OZANOĞLU
23 AĞUSTOS
Arslanlar yatağı Kastamonu'nun
Kutsal bir günüdür 23 ağustos
İlm-ü fen ocağı Kastamonu'nun
Kutsal bir günüdür 23 Ağustos.
Ulu Atatürk'e yaşarken Müştak
Bu gün oldu işte bir yakın ırak
Cennet kadar güzel ilimin mutlak
Kutsal bir günüdür 23 Ağustos.
İhsan bu bayram ki Ata verimi
Tekkelerin seddi, kisve devrimi
Kastamonu'nun Ata'ya erimi
Kutsal bir günüdür 23 Ağustos.
İhsan OZANOĞLU
MONTRÖ ZAFERİ
Montrö şehrinde aldık meydanı
Gücümüz politika piyazdan geçti
Yıllarca sürülen boğaz harmanı
Akibet savruldu poyrazdan geçti.
Tevfik Rüştü Aras, Menemencoğlu
Oldular Türkteki gücün sembolü
Kapattık yollara korkunç bir yolu
Zira Türk o eski avazdan geçti.
İhsan Türkün yoktur artık tasası
Mertçe yaşamaktır Türkün Yasası
Lozan Konferansı, Garp siyasası
Boğaz boğaz derken boğazdan geçti.
İhsan OZANOĞLU
19 MAYIS
Karalar bürünen engin bir ufkun
Nurlanan anıdır 19 Mayıs.
Batıla eğilmek bilmeyen hakkın
Korkunç isyanıdır 19 Mayıs.
Sığmaz bir seneye hudutsuz bir hınç
Genel harp ki ölümden de müheyyiç
Türk bu, eroğlu er eğilir mi hiç?
İşte, bürhanıdır 19 Mayıs.
Yüzyıllarca özgen yaşayan kudret
Eder mi acuna bir lahza minnet?
Arslan için ya ölüm ya hürriyet
Varlık harmanıdır 19 Mayıs.
Bir sayıklamadır o mütareke
Diriye ne gülünç yazmak tereke?
İyan etti bunu büyük mareke
Zulmün hazanıdır 19 Mayıs.
Bir deniz, kaptansız kalmış bir gemi
Hakkın bir med ve bir cezir hemdemi.
Azıya alınca küheylan gemi
Gör ne meydanıdır 19 Mayıs.
Ah! işte Atatürk direksiyonda
Bu demde gün gibi doğdu Samsun'da
Ses kesildi corç gürzon ve vilson”da
Yurdun emanıdır 19 Mayıs.
Kocayan tarihten bin kere koca
Bir varlık bir anda düşer mi hiçe?
Bir mum tırnak nasıl geçer ki tunca
Nuh’un tufanıdır 19 Mayıs.
Saray karşımızda bir kil taş gibi
El ele düşmanla ayakdaş gibi.
Samsun'dan Ata’nın bir güneş gibi
Zulme fermanıdır 19 Mayıs.
19 Mayıstır kurtuluş günü
Bu gündür Türklüğün gerçek düğünü
Ata'nın Samsun'dan çıkarken ünü
Dirim nişanıdır 19 Mayıs.
Aşık İhsan söyle gönülden candan
Sürdük düşmanları cennet vatandan
Maksadım şükrandır bu dasitandan
Türklüğün şanıdır 19 Mayıs.
İhsan OZANOĞLU (Destan) Zaferden Zafere-
Açıksöz Matbaası- Kastamonu- 1938-
23 NİSAN
Sonsuz engin bir deniz, demir atmış bir gemi
Hakkın daima bir med ve bir cezir hemdemi
Dalgalar yükseliyor seren direklerine;
Yolcuların ürperme düşmüş yüreklerine.
Ne sahil var ne kaptan... Sonucu işin, berbat;
Her yolcunun elinden gelen seda bir feryat.
Yer gök böyle titrerken tunç yüzlü bir kahraman
Dümen başına geçti yolcular arasından.
O kaptan Atatürk'tü, O kahraman Atatürk;
Türk’e verdi taze bir can ve inan Atatürk.
Pek kısa bir zamanda gözlere çarptı kara
En zayıf yolcu bile ayak bastı kenara.
Bu kurtuluş dokuz yüz yirmi nisan yirmi üç
Yüz gösterdi acunun Türk’te ummadığı güç.
Bu gücün, 23 Nisan, toplandığı bir gündür
23 nisan hakkın şahlandığı bir gündür.
Bir sabahtır 23 nisan büyük devrime
Bir kaynaktır 23 nisan genel verime.
Bu kutsal gün göründü yurtta canlı bir dirim.
Bu gün başladı Atatürk'ün yaptığı devrim.
Bu gün göğsünü gerdi Türk, hadsiz düşmanlara
Bu gün bir nur kaynağı kesildi hep Ankara.
Gerilip gerilip de bu gün fırlayan gücün
Karşısında dizs çöktü kara toprağa acun.
Türk bu gün kurtulunca bahtın ters gidişinden
Rüzgarlar gibi koştu Atasının peşinden.
Yön dem aldı durmadan atıldı ileriye
Yurttan kovuldu türkü bırakanlar geriye.
Sosyal kültürel sonuç genel bir kalkınmayla
Az zamanda boy ölçtük bütün bir Avrupayla.
Bu gün yüceldi Türkün bir kere daha ünü
İhtiyaçtır bizimçin kutlulamak bu günü
Bu gün gösterdi bize en kutsal yolu Ata
Yaşasın ulusuyla yaşasın ulu Ata.
İhsan OZANOĞLU (Zaferden Zafere)
30 AĞUSTOS
Korkunç ıssız bir gece yer kara gökler kara
Ufuklar benzemekte tunç yüzlü bir hisara
Dinmeyen bir sarsıntı uğultulu bir rüzgar
Bir lav akını gibi dökülen yıldırımlar
Her yanda halka halka zincirleşen bir yangın
Her bastığı toprağı yakan yıkan bir akın
Bir akın ki sonunda muhakkak bir ölüm var
Kurtuluş ümitleri, sönük, bir hülya kadar.
Fakat bir gün oldu ki baş gösterdi doğudan
Bir güneş kadar nurlu inançlı bir kahraman
O güneşin nuruyla zulüm yere kapandı
Gönüllerde sönmez bir inan meş'ali yandı.
Ulus da şaha kalktı güç bir küheylan gibi
Döküldü cephelere sonsuz bir tufan gibi.
Atanın buyruğuyla her Türk bir ateş oldu
Ateş değil kükreyen volkanlara eş oldu.
Doğu, güney, Sakarya ve birinci İnönü
Gösterdi varlığını acuna Türk budunu.
Fakat bitmiş değildi henüz ülkülerimiz
Kızıl bir tan isterdi yalın süngülerimiz
Bir sabahtı, ufukta sökerken o gerçek tan
Ateş! Emrini verdi orduya başkomutan.
Bir kızıl alev gibi titrerken Türk Bayrağı
Her cephe kesilmişti bir yıldırım kaynağı
O sabah gün doğmadı karardı gök dumandan
Bataryalar farksızdı kudurmuş bir volkandan
O sabah yer sallandı kıyamet kopar gibi
Türk ordu yürürken çelik bir duvar gibi.
O sabah dize geldi haksızlığın günahı
Ah! O sabah, o sabah, o kurtuluş sabahı.
Kulaklar durdu seri tabyaların sesinden
Gece bastı düşmanı şarapnel gölgesinden
Yedi yılda yıkılmaz dedikleri siperler
Yedi saat geçmeden oldu yerle beraber
Hedef Akdeniz asker diyen sesin inanı
Mermi gibi fırlattı pusudan her aslanı
Granitler çatladı hamurlaştı çelikler
Issız kaldı düşmanın beklediği her siper.
Akarken piyadeler bentler yıkan sel gibi
Kanatlandı atlılar keskin esen yel gibi
O gün batının kolu bir yay gibi büküldü
Bükülmeyenler ege sularına döküldü
Ogün hak dile geldi batılın ensesinde
Dinmez bir hınç bir onur kabarırken sesinde
O gün sular duruldu gözlere çarptı kara
O tan ışıkları sardı karanlıklara
O gün değişti tarih, değişti başlar o gün
O gün eğildi türkün gücü önünde acun.
26 ağustosta başlayan bu güçlü hız
Yadellerden çıkardı anayurdu tertemiz
Bu öyle bir zafer ki yok tarihlerde eşi
Bu zaferle sönmedi sönmez hakkın güneşi
Bu zafer kanlı zafer, bu zafer şanlı zafer
Bu zafer ki Ağustos 30 unvanlı zafer.
Bu zafer volkanları yıkıp söndüren zafer
Bu zafer düşündükçe başlar döndüren zafer
Bu zafer kalelerle saraylar yıkan zafer
Bu zafer ta ezelden ebede akan zafer
Bu kutsal gün kazandı koca Türk bu zaferi
Bu gün astı ta arşa kılıcını Türk eri
Bu gün acunun Türk'e boyun eğdiği gündür
Bu gün başlarımızın göğe değdiği gündür
Ey tarihi şerefle şanla dolu yüce Türk!
Ve sen ey bin beladan arta kalan koca Türk!
Yüz yıllarca çarpıştın gelmedi sırtın yere
Bütün dünya birleşip sınadılar kaç kere
Tarih şahit ki ey Türk aslan oğlu aslansın
Bu zaferinle artık inanmayan insansın
Eğilmeyen başınla bin yaşa binler yaşa
Gücün her an işlesin çeliğe tunca taşa
Sana selam ve sevgi ey güçlü Türk ordusu
Sana içten saygılar ey ulu Türk ordusu.
Göklerde kartal, yerde aslan, suda kaptansın
Her yönden kudretlisin, erkinsin, kahramansın.
Ey bu zafer yolunda kanını döken erler
Ey namusu uğrunda canın veren asker
Ey hür yaşamak için şehir düşen Türk oğlu
Sen şehit oldun fakat kurtuldu Anadolu
Ölmedin, sönmedin sen yaşayacak özvarın
Senin saygınla çarpan gönlümüzdür mezarın
Ey yıllarca ayrılıp öz baba ocağından
Yerinden yuvasından dükkanından bağından
Erkekçe dövüşerek yolda süngü süngüye
Gazililikle eren bu zafere bu ülküye
Bizimçin önünden geçmek hakkı yok bu gün
Huzurunda eğilmek ödevdir bizim içün
Bin yaşa onurunla binler yaşa sanınla
Kahraman ulusunla yüce komutanınla
Ey yokluklar içinde varlık çıkaran önder
Azminle inanınla yarattığın bu zafer
Tarihin görmediği bu şeref ve şan senin
Gönül senin, can senin, damarlarda kan senin
Yüreğimiz sevginle saygınla dolu Ata
Başımızda bin yaşa, bin yaşa ulu Ata.
İhsan OZANOĞLU (Zaferden Zafere)
29 TEŞRİN
Türküm, yüce Türküm ben acun bilir ünümü;
Yüzyıllardır onurla geçirdim her günümü.
Temeliyim acunun tarihe sığmaz yaşım.
Her ulusun üstünde yanan güneştir başım.
Vurulmadı, vurulmaz bileklerim zincire;
En güçlüler birleşip denediler kaç kere.
Her ulus dize geldi önümde birer birere
Doğudan gün doğmazdı ben yaşamasam eğer.
Bir zamanlar sarmıştı düşmanlar her yanımı
Unutmuş değillerdi gerçi benim şanımı
Fakat bir ateş oldum., kükredim birdenbire
Baş kaldıran yılanlar sokuldu deliklere
Dünya tir tir titredi kuduran ateşimden
Bir güneş tutuldu göğe değen başımdan
Dağlar gibi yükseldi köpüren dalgalarım
Söktü granitleri dinmez fırtınalarım
İşte böyle yine ben bildirdim Türklüğümü
İçimden bir kez olsun geçirmeden ölümü
Bu bir kalkınmadır ki başı nisan yirmi üç
Bu gün oldu Türklüğe mahkum acunda her güç.
Bu bir erkinliktir ki göz kamaştırır nuru
Bu erkinlikle sığmaz lisana Türk onuru
Bu nur Atanın nuru, bu onur Atanındır
Her şey Onun, her şey bizi kurtaranındır.
Hele bu kutsal yirmi dokuz teşrin ilk günü
Ata ökeliğinin bu tanrısal ürünü
Hiçbir çağda tarihin görmediği bir gündür
Ve hiçbir sosyetenin ermediği bir gündür
Bu gün Türk ulusunun erkinleştiği gündür.
Bu gün büyük devrimin enginleştiği gündür.
Bu gün kurdu Atatürk kutsal cumhuriyeti
Bu günle belgelendi Türkün ebediyeti
Cumhuriyet ki Türkün ezeli amacıdır
Cumhuriyet ki Türkün güneşten bir tacıdır.
Cumhuriyet tanıdır bitmeyen gecelerin
Cumhuriyet özü ve yücesi yücelerin
Cumhuriyet ebedi bir nur taşıyacaktır.
Daimi bu kudret bu hızla yaşayacaktır.
Bu gün Türkün en büyük en ulusal bir günü
Bu gün yoktur sevinç ve kıvancımızın sonu
Dile sığdırmak güçtür bu günün anlamını
Saygıyla anmak borçtur Atatürk'ün namını
Yaşasın cumhuriyet, yaşasın Türk, Türk sanı
Yaşasın ulu öke, cumhuriyet başkanı.
İhsan OZANOĞLU
İREM BAĞI
Hasan Soybuğa’ya
Hey vatanın irem bağı
Cennet senin nerendedir?
Hey erenlerin kaynağı
Cennet senin nerendedir?
Bağında mı, bahçende mi?
Gülünde mi goncanda mı?
Dışında mı, içinde mi?
Cennet senin nerendedir?
Dağın hoş ormanın güzel
Suların gülşenin güzel
Her köşen her yanın güzel
Cennet senin nerendedir?
Irmakların zem zem akar
Dağın taşın anber kokar
Senden hangi gönül bıkar
Cennet senin nerendedir?
Sen güzelim Taşköprü’sün
Namın cihana yürüsün
Koç yiğitlerin yerisin
Cennet senin nerendedir?
Ozan derki bulmak gerek
Cennet sende olmak gerek
Ahir murad almak gerek
Cennet senin nerendedir?
İhsan OZANOĞLU
Yeni Edebiyat,02:04 - 10/2/2006