Küre 2

16/1/2006 · Kategori: Kure

 

KÜRE İLÇEMİZDEN GENEL GÖRÜNÜM

 

 

Konumu:

 Küre Türkiye’nin Karadeniz bölgesinin batı bölümünde olup, Kastamonu iline bağlıdır. Ankara’ya 312 km uzaklıkta yurdumuzun önemli büyük bakır, istihsal bölgesidir. İl merkezine 59 km., Karadeniz’e 30 km.dir. yükseltisi 950 m.dir. 410 42ı enlem 330 34ı boylam daireleri arasındadır.Küre ilçesi dağlık, ormanlık engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Kendi adını alan Küre- İsfendiyar dağları ilçeyi baştan başa kat eder.

Tarihi:

Kurtuluş Savaşından Önce Küre;

Kürenin tarihi ilk çağın derinliklerine kadar uzanmakta, bu devirlere ait buluntular, çeşitli uygarlıkların bu topraklar üzerinden geçtiğini gösterir. Özellikle Doğanlar Kalesi MÖ 1100-700 yılları arasında Kastamonu ve çevresinde egemenlik kurmuş. Olan Paflagonyalılar devrine aittir.

Paflagonyalılar Friglerin bir kolu olup bu bölgeye kendi adlarını vermiş. O zamandan beri Kastamonu ve yöresine Paflagonya denilmektedir.Küre’de bulunan maden tünel ve araçların Roma madencilerinin kullandığı boyut ve biçimde yapıldığı ifade edilmektedir.Küre uzun süre Bizans Egemenliği altında kaldıktan sonra sırasıyla Çobanoğulları, İsfendiyaroğulları ve Candaroğulları egemenlik kurmuşlardır.1460 yılında Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır.

Kürenin en mamur, gelişmiş ve canlı devrinin 1300-1500 tarihleri arası özellikle Fatih devri olduğu söylenir. Bu devirde maden büyük çapta işletilmiş kasaba bir çok eserle süslenmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiğinde kullandığı topların bakırları Küre’den getirilmiştir. İki milyon ton tutarındaki maden cürufları yapılan kazılarda bulunan künk su boruları madenin o çağlardan bu yana kullanıldığının göstergesidir. Bu gün hala İstanbul’un fethinde kullanılan topların üzerinde Küre-i Nühas adı okunmaktadır.Küre-i Nühas kasabanın Türk-İslam çağındaki ismidir. Kelime anlamı “Bakır Ocağı”dır.

Kurtuluş Savaşı’nda Küre;

Kurtuluş savaşında Kastamonu ve çevresinin çok büyük emekleri ve şerefli bir yeri vardır. Aynı ilin evlatları olan Küreliler de bu savaşa aynı inanç ve fedakarlıklarla ve Küre Müdafaayı Hukuk Cemiyetini kurmuşlardır.

Cumhuriyet Döneminde Küre;

Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra Atatürk’ün yaptığı inkılapları benimseyen ve destekleyen yerlerden birisi de Küre olmuştur. Şapka devrimi sırasında 25 Ağustos 1925 günü Atatürk Küre’yi  ziyaret etmiş ve Küre halkı tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Akabinde de Atatürk tarafından Küre  1926 yılında ilçe haline getirilmiştir.

 

 

 

Turizm

Küre özellikle doğal güzellikleri bakımından turizm açısından değer taşıyan bir ilçedir. Küre- İsfendiyar Dağları tepe ve dağlarını kaplayan ormanların görüntüsü ve Alp’lere benzeyen güzelliği ile turizmde hak ettiği yere henüz gelememiştir.Çam, kayın ve köknar ormanlarının arasında yer alan  mesire yerlerinin eğlenmenin dinlenmenin ötesinde sağlık yönünden de büyük yararları vardır.

Kürenin turizm açısından başka bir yönü de dağlarının avcılık için çok elverişli olmasıdır. Domuz, tavşan, keklik, üveyik başlıca av hayvanları olup ayrıca dere ve çaylarında tatlı su balıkları avlanabilmektedir.

Küre denince akla ilk gelen yerlerden birisi de  Ecevit’tir. Bu yerin önemi Küre- İsfendiyar dağlarının 1275 m. yüksekliğindeki Ecevit geçidinin başına kurulmasından ileri gelmektedir. Ayrıca tarihi Ecevit çorbasını da, harikulade bir doğal güzelliğe sahip olan Ersizlerdere Köyü’ndeki  Emin Ustanın yerinde içmenin tadına da  doyum olmaz.Küre-Kastamonu  yolunun  14. km.sinde bulunan Masruf, çimen tabanı genç yaştaki köknar çam ağaçlarının görüntüsü ile güzel bir dinlenme ve mesire yeridir.

İlçemize 12 km uzaklıktaki Belören Köyü, Köylere Hizmet Götürme Birliği’nce tüm altyapı çalışmaları  tamamlanıp yine Birlikçe köyde kır evi ve bungalov evler yapılarak kır ve  yayla  turizmine hitap edecek hale dönüştürülmüştür. Olağanüstü manzarası ve dinlendirici ortamıyla görülmeğe değer bir köşemizdir.

AKŞEMSEDDİN CAMİİ VE MİNBERİ

Küre’nin en eski yapılarından olan Hoca Akşemseddin Camii MS. 1400'lü  yıllarda Hoca Akşemsettin tarafından yapılmıştır. Bu camimiz gerek mimarisi, gerek akustiği, kapısı ve minberindeki ağaç işlemeleriyle meraklılarının mutlaka görmesi gereken tarihi bir eserdir.

Küre’de halen bilinmekte olan başlıca türbeler Baki Sultan, Fırıncık, Elifdede, Gürnek, Battalgazi, Uluhacı, Nurullah efendi, Kesikbaş ve Kızılkara türbeleridir.

Doğanlar Kalesi: M.Ö. 1100-700’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen birbirine birleşik üç kaleden oluşan resimde görüldüğü üzere 120 basamaklı gözetleme kulesi olarak kullanılan bölümün batısında iki kale varlığı ile birlikte günümüze kadar ulaşmış ancak bakımsız ve ilgisizlik nedeniyle harabe şeklinde durmaktadır. Eski ismiyle Doğdular Kalesi olarak bilinen harika yapının günümüz turizmine kazandırılması için çevre yollarının etrafında bulunan kürüzlüklerin temizlenmesi ile ziyarete açılmayı beklemektedir.

 

 

Üretim:

Küre’de  bakır ve  pirit cevherleri önemli madenlerdir. Bu madenler Etibakır AŞ. tarafından işletilmektedir. Maden yıkama ve kırma fabrikaları bulunmaktadır. Küre ve çevresindeki halkın büyük çoğunluğu bu fabrikalarda çalışmaktadır.

Küre ilçesinin %65’ ini kaplayan ormanlardaki hakim ağaç türü, sırasıyla köknar, kayın ve  çamdır.

Küre ilçemiz yerleşiminde önceleri yukarıda görüldüğü gibi yapılaşma yapılırken günümüzde daha modern yapılaşmaya önem verildiği görülmektedir.

Kastamonu Valiliği'nin destekleriyle Belören köyümüz 1998 yılında turizm açısından gezilip görülmeye değer harika doğal yapıya sahip yerleşim yeri olarak tespit edilmiş ve Küre İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğince 1998 yılında köyün alt yapısı yapılmaya başlanmıştır. 2001 yılı itibarıyla alt yapı tamamlanmış, aşağıdaki restoran,  çandı tipi 32,5 m2’den oluşan bungalov tipi evler Köylere Hizmet Götürme Birliğince yapılmıştır. Bungalov tipi evler yapılmaya devam edilmektedir.

 

 

 

Merkez Cazibe Köy Projesi: 2001 yılında ilçemiz Çaybükü Köyü ile Beyalan Köyü merkez cazibe köy olarak tespit edilmiş;

Çaybükü Köyünde:

İki katlı 113 m2 den(226 m2) oluşan köy konağı, 3400 adet büz, 4 adet fosseptikten oluşan kanalizasyon hattı yapımı, çocuk parkı yapımı, köy içi yolunun düzenlenmesi,içme suyunun sağlıklı şekilde kullanıma verilmesi çalışmaları,futbol sahası yapımı Küre İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğince yapılarak hizmete verilmiştir.İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Çaybükü Köyünde bulunan iki adet ilköğretim Okulu onarılarak hizmete verilmiştir.

Beyalan Köyü:

İki katlı 113 m2’den(226 m2) oluşan köy konağı, futbol sahası, çocuk parkı, içme suyu isale hattı yapımları Küre İlçesi Köylere Hizmet Götürme Birliğince yapılarak hizmete verilmiştir.

 

 

Küre

14/12/2005 · Kategori: Kure

KÜRE SYDV’DEN ANLAMLI KUTLAMA PDF Yazdır E-mail
Yazar Administrator   
Vakıf Haftası etkinlikleri çerçevesinde geçtiğimiz hafta yoğun bir etkinlik programı geçiren Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nü bu hafta da Küre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı takip ediyor. Kurulduğu günden bu yana hiçbir sosyal güvencesi olmayan Küre insanına yardım elini uzatan, öğrenim çağındaki çocuklara vakfın cömertliğini, yardım olgusunu yaşatarak gösteren vakıf, düzenlenen bir programla hem yardım dağıttı hem de halkoyunları, monolog, şarkı etkinlikleri ile Küre halkına güzel bir gün yaşattı. Küre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı' nın etkinliğine katkıda bulunan hayırseverlerin yaptıkları yardımlar ise şu şekilde gerçekleşti: 5 milyar değerindeki L.C.W. marka giysi yardımı yapan Taha Konfeksiyon A.Ş., 1 milyar değerindeki işitme cihazı yardımı yapan Phonomed A.Ş., 2 milyar değerinde giysi yardımı yapan Mütevelliler Mağazası, 2 milyar değerinde giysi yardımı yapan, Cahit Balı mağazası, 60 paket gıda yardımında bulunan Reis Gıda A.Ş. (60 aileye), 40 paket çikolata gönderen Dellaloğlu Ltd.Şti.(tüm ilköğretim öğrencilerine) ve ayrıca katkıda bulunan Küre esnafı etkinliğe sponsor oldu. Bunların yanında Kastamonu Kısmet Unlu mamulleri pastanesi, Küre Yaşarlar Pastanesi, Kader Pastanesi, Özçelik market, Bakar Gıda, Özlem Market ve Ertürk Market de Küre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı' nı yalnız bırakmadılar. Etkinliğin gerçekleşmesi için büyük bir özveri ile çalışan ve organizasyon her aşamasında imzası bulunan Vakıf Müdürü Nevin Telli; Yardım olgusunun en iyi şekilde yaşatıldığı vakıf müessesinin hayatın her alanında yer alması gerektiğini, maddi durumu iyi olan vatandaşlarımızın Osmanlı' ya imparatorluk gücünü veren vakıf müessesesi aracılığı ile yardım elini uzatmasının daha yararlı olacağını belirtirken; yardım duygusunu pekiştiren vakıf müessesesinin genç nesle en iyi şekilde anlatılması gerektiğinin de altını çizdi. İlçe Kaymakamı Ali Yener Erçin’de; Küre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı' nın Küre için önemine değinerek vakıf kültürünün pekiştirilmesi ve sosyal adaletsizliği gidermede en önemli müessese olan vakıfların zenginleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Küre’de YANGIN PDF Yazdır E-mail
Yazar Administrator   
Küre'ye bağlı Uzunöz köyünde ikamet eden Mehmet Aydın isimli vatandaşın evinde soba borusunun ısınması sonrası tavandaki ahşapı yakması ile başlayan yangın büyüyerek evin tamamen yanmasına neden oldu. Yangın sonrası kül olan evdeki hasarın 10 bin YTL olduğu belirtildi.

Nasrullah

 

Gezi
06.08.2004
Eko-turizmi sevenlerin adresi: Küre Dağları
 

Cahit AKYOL

Karadeniz’in dünyaca ünlü turizm bölgesi Küre Dağları, son yıllarda trekking ve eko turizmi sevenlerin uğrak yeri oldu. Burası Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) katkıları ile 1988 yılından beri Avrupa ormanlarının korumada öncelikli alanları arasında. Dağların içindeki milli park ise dünyanın çeşitli doğayı koruma vakıfları tarafından büyüteç altında tutuluyor.

Bölge dört mevsim ayrı güzellikte. Kışın karla, ilkbaharda çiçeklerle kaplı. Sonbaharda yeşilin ve sarının tüm tonlarının iç içe geçtiği ormanlar muhteşem bir tablo haline dönüşüyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklarda bile gezilebiliyor. Ancak milli parkın içinde konaklama olanağı yok. En yakın yerleşim merkezlerini ve köylerdeki pansiyonları tercih etmeniz gerekiyor.

Küre Dağları Milli Parkı, Batı Karadeniz’de yer alıyor. Kastamonu ilinin kuzey batı bölümünde, Cide, Azdavay, Pınarbaşı ilçeleri ile Bartın ilinin Doğu bölümü arasında kalan bölgede. Dağların arasında milli park ilan edilen bölge 37 bin hektarlık bir alan. Bir plato karakteri taşıyarak doğu-batı doğrultusunda uzanan bu parkın içinde kanyonlar, boğazlar, mağaralar ve düdenler var. Devrekani, Şehriban, Aydos, Ulus, Arıt çayları Karadeniz’e doğru yol alırken milli parkın içinden geçiyor.

Küre Dağları Milli Parkı ulaşımı zor olduğundan iyi korunabilmiş. Dünyada ender rastlanan bitki örtüsü ve ekosistemi ile doğayı koruma açısından dünyaca ünlü önemli bir örnek. WWF’ye göre de park Avrupa’daki doğal ormanların en güzel ve en yabanıl örneklerinden biri.

Parkın içinde Türkiye’deki 132 memeli türünden 40’ı yaşıyor. Bu türler vaşak, susamuru, geyik ve karaca gibi soyu tehlike altındaki hayvanları da içeriyor. Parkta ayrıca 46’sının soyu tehdit altında olmak üzere 129 kuş türü var. Yöre, gündüz ve gece yırtıcıları açısından da zengin. Varlığı bilinen 675 bitki türünün 109’u endemik, 49’u nadir, 47’si ise tehlike altında olarak tanımlanan bitkiler.

KORUNMADA ÖNCELİKLİ

Küre Dağları, 1988 yılında WWF’nin Türkiye bölümünün katkıları ile Avrupa ormanlarının korumada öncelikli alanları arasına girdi. Sıcak Noktalar olarak tanımlanan bu alanın yasal koruma statüsüne kavuşması için resmi düzeyde çalışmalara başlandı. 7 Temmuz 2000 yılında Küre Dağları’nın batı kesimi milli park ilan edildi. Bu karar WWF’nin milenyuma girerken başlattığı Yaşayan Gezegen Kampanyası çevresinde ‘Türkiye’nin Dünyaya Armağanı’ olarak kabul edildi.

Milli parkın sınırları içinde herhangi bir kırsal yerleşim yok. Ancak etrafında 80 bin hektarlık bir tampon bölge var. Bu bölgede 8 ilçeye bağlı 50 kırsal yerleşim birimi bulunuyor. Yörede büyük şehirlere göç fazla olduğu için nüfus 10 bini geçmiyor. Nüfusun az olması da doğanın tahribatının önüne geçen etkenlerden birisi olarak gösteriliyor.

SAKIN ÇOCUKLA GİTMEYİN

Küre Dağları dört mevsim ayrı güzellikte. Kışın karla, ilkbaharda çiçeklerle kaplı. Sonbaharda yeşilin ve sarının tüm tonlarının iç içe geçtiği ormanlar muhteşem bir tablo haline dönüşüyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklarda bile gezilebiliyor. Çünkü sık ağaçların bulunduğu ormanlar serin serin gezme olanağı sağlıyor. Park trekking ve dağcılık tutkunları, kampçılar ve gençler için ideal. Çoluk çocukla gidilebilecek bir yer ise kesinlikle değil. Hatta çocukla tatile çıkacakların akıllarından bile geçirmemesi gereken bir bölge burası. Küre Dağları Milli Parkı’nı ziyaret için en uygun zaman genellikle yaz ayları. Çünkü yörenin muhteşem güzelliği, haziran - eylül ayları arasında daha rahat keşfediliyor.

PARKTA KONAKLAMA YOK

Ülkemizde doğa gezilerine ilginin artması ve Küre Dağları’nın tanınması sonucu son yıllarda İstanbul ve Ankara’dan buraları ziyaret edenlerin sayısında belirgin bir artış gözleniyor. Doğal güzellikleri görmek için turlar düzenleniyor. Ancak milli parkın içinde konaklama olanağı yok. En yakın yerleşim merkezleri ve köylerdeki bazı evlerde pansiyonculuk amatörce yapılıyor. Kalacak yer sorununun ortadan kalkması için köylerdeki ahşap evlerin onarılarak turizme kazandırılması için bölgede çalışmalar yapılıyor.

WWF Türkiye, Milli Park Müdürlüğü ile işbirliği yaparak 15 erkek ve 5 kadını Yerel Doğa Kılavuzu olarak eğitti ve kılavuzlar yörelerine gelenlere rehberlik yapmaya başladı. Giyim kuşam, yemek ve müzik gibi yerel değerler korunarak günümüze kadar geldiği için köyleri görmeye değer. Bu arada Küre Dağları Milli Parkı’nı gezecek olanların da bir takım kurallara uyması gerekiyor. Öncelikle doğal çevreye zarar vermeyin. Araçlarınızı belirlenen yerlerde park edin. Yabani hayvanları avlamayın. Bitki, çiçek veya fosil toplamayın. Ağaçlara yazı yazmayın. Park içinde ateş yakmayın. Çöplerinizi bırakmayın.

İÇİNDE NELER VAR

Valla Kanyonu: Pınarbaşı İlçesi’nin 26 kilometre kuzeyindeki Muratbaşı Köyü yakınlarındaki Devrekani Çayı ile Kanlıçay’ın buluştuğu yerde başlıyor. Kanyonun başlangıç noktasına 1,5 kilometrelik oldukça eğimli bir patika ile ulaşılıyor. Kanyonun iki tarafındaki kayalık uçurumların yüksekliği 800-1200 metre arasında. Bu kayalıklar kartal, şahin, akbaba gibi yırtıcı kuşları barındırıyor. Yerel rehberler ve uygun ekipmanlar olmadan geçilmesi pek istenmiyor.

Ilgarini Mağarası: Sorkun Yaylası’ndaki Ilgarini Mağarası’nın uzunluğu 858 metre, derinliği 250 metre. Roma ve Bizans döneminde iskan alanı ve dini amaçlarla kullanılan mağarada, yapı kalıntıları, seramik ve küp parçaları, su sarnıcı, su kuyusu, ardıç ağacından yapılmış lahitler, şapel ve fırın kalıntıları var. Pınarbaşı ilçe merkezine uzaklığı 36 kilometre. Ulaşmak için Sümenler Köyü’ne kadar vasıta var. Sorkun Yaylası’ndan itibaren dik ve kayalık orman içi patika yoldan yaya olarak 1,5- 2 saatlik bir yürüyüşle mağaraya ulaşılabilir. Yoğun ormanda kaybolmamak için rehber alınması şart.

Ilıca Şelalesi: Pınarbaşı Ilıca Köyü sınırlarındaki şelalede, su 15 metre yüksekten dökülüp doğal bir havuz oluşturuyor. Çok sayıda ağaç ve bitki ile çevrili olan doğal havuzun bir köşesinde ise küçük bir kumsal var.

Ilıca Hamamı: Yine aynı köy içerisinde Bizanslılardan kalma bir hamam mevcut. Hamam yontma taştan yapılmış kubbe şeklinde, 2 metre genişliğinde, 3.5 metre uzunluğunda ve 1.80 metre yüksekliğinde. Hamamın yaz ve kış su ısısı 23 derece.

Horma Kanyonu: İçinden Zara Çayı geçen kanyon 3,5 kilometre uzunluğunda.

NASIL GİDİLİR ?

İstanbul’dan Sakarya, Düzce, Bolu, Gerede, Karabük yolu izlenerek gidilebilir. İstanbul- Pınarbaşı 407 kilometre. Yakın çevredeki il ve ilçelere düzenli olarak otobüs seferleri var. İstanbul Safranbolu üzerinden Pınarbaşı’na ulaşmak 6 saat, Azdavay’a ulaşmak 6,5 saat sürüyor. Bartın üzerinden İstanbul-Cide ise 6,5 saat. Ankara’dan Çankırı, Ilgaz, Kastamonu üzerinden Pınarbaşı’na ulaşılıyor. Ankara-Kastamonu arası 240 kilometre ve yol yaklaşık 3 saat sürüyor. İzmir-Kastamonu arası 820 kilometre.

NEREDE KALINIR ?


n Paşa Konağı: Pınarbaşı Konak Mahallesi’nde 200 yıllık tarihi bir konak. 2 katlı, 8 odalı ve 20 kişi kapasiteli. Oda ve kahvaltı kişi başı 20 milyon, tam pansiyon 35 milyon lira. Tel: (0366) 771 33 75

n Park Ilıca: Pınarbaşı İlçesi Ilıca Köyü yakınlarındaki tesis, 2 katlı, ahşap, 5 bungalov tipi ev var. Yatak sayısı 20. Oda ve kahvaltı kişi başı 20 milyon lira. Tel: (0366) 771 23 57

n Sümenler Köyü Konukevi: Eski bir okuldan konaklama evine dönüştürülen yapıda tek bir oda ile ranzalı 12 yatak var. Kişi başı konaklama ücreti 5 milyon lira. Yemek ve kahvaltı verilmiyor. Tel: (0366) 77132 22

MUTLAKA BİLGİ ALIN ?

Küre Dağları Milli Parkı’nın Bartın’da bir bürosu var. Geziler sırasında ihtiyaç duyulan yerel rehberler ve bu bürolar kanalı ile irtibat kuruluyor. Uçurumlar, mağaralar ve yabani hayvanlar gibi doğal tehlikelerle dolu olan parkta gezmeye başlamadan önce yerel yetkilileri bilgilendirmek önemli. Milli Park Müdürlüğü Tel: (0366) 212 02 08. e-mail: imentes@ttnet.net.tr