Kastamonu’nun Doğanyurt İlçesi’ndeki Doğanyurt Lises
29/9/2008 · Kategori: Doganyurt
2008 ÖSS’de, Sözel-2’de Türkiye birincisi, Sözel-1’de ise Türkiye üçüncüsü olan Kastamonu’nun Doğanyurt İlçesi’ndeki Doğanyurt Lisesi’nin kaderi değişmedi. 2007-2008 öğetim yılında sadece sosyal bilgiler ve tarih öğretmeniyle ÖSS’de üstün başarı gösteren Doğanyurt Lisesi’nde görev yapan iki öğretmen de başka yerlere tayin edildi, lise yine 2 öğretmene kaldı. Okul müdürü Yakup Aydın ile okula yeni atanan beden eğitimi öğretmeni Ömer Aydın’dan başka öğretmenin bulunmadığı Doğanyurt Lisesi’nde derslerin boş geçtiği bildirildi.
CEZA MI VERİLİYOR
Veliler, konuyu yetkililere ilettiklerini, ancak soruna bir çözüm getirilmediğini ifade ederek, “Çocuklar dersler boş olduğu için sabahtan akşama kadar sokaklarda geziyor veya bahçede top oynuyor. Üniversite sınavlarında iki defa Türkiye birincisi olan bir okul cezalandırılıyor mu anlayamadık. Çocuklarımız, kendilerine imkan sağlandığında büyük başarılar gösteriyorlar. Yetkililerden okulumuza öğretmen ataması yapılmasını bekliyoruz’’ dediler.
Doğanyurt Lisesi, 2004’de de ÖSS’de SÖZ-2 ortalama puanıyla Türkiye birincisi, 2007 ÖSS’de Eşit Ağırlık 1’de Türkiye 17’incisi, Eşit Ağırlık 2’de de Türkiye 8’incisi olmuştu. Lisede, 2008 eğitim döneminde de sadece sosyal bilgiler ve tarih öğretmenleri görev yapıyordu. Okul müdürünün edebiyat derslerine girdiği lisede, diğer branşlar için de Doğanyurt YİBO’dan öğretmen görevlendiriliyordu.
(Akşam Gazetesi'nden)
05/11/2008
Sansürlenen eser bilinir
Yasin Kayırtar
Metin Altıok Ağıdı etkinliğinde Fazıl Say’ın eserinin bakanlık tarafından nasıl yasaklandığı konuşuldu
TÜYAP Kitap Fuarı tüm hızıyla devam ederken, yoğun katılımı ve konuklarıyla çokca dikkat çeken önemli söyleşilerinden birisi de Evrensel Basım Yayın’ın düzenlediği “Metin Altıok Ağıdı” oldu. TÜYAP’ın salonlarını dolduran ender etkinliklerden biri olan söyleşiye Ahmet Say, Fazıl Say, İbrahim Yazıcı, Zeynep Altıok katılırken yurt dışındaki önemli işlerinden dolayı Can Dündar katılamadı.
Söyleşide ilk olarak sözü alan Ahmet Say, “Metin Altıok Ağıdı” oratoryosunun sahneye çıkmasına saatler kala Kültür Bakanlığı eliyle nasıl sansüre uğradığını anlattı. Hatırlanacağı üzere "Metin Altıok Ağıdı" 3 Temmuz 2003'te Açıkhava’da sahneye konulacağı zaman, oratoryonun son bölümünde Can Dündar belgeselinden alıntılanan 3.5 dakikalık Sivas yangını görüntüleri üzerine, koronun eşliğiyle Metin Altıok şiiri okunacaktı. Ahmet Say, "Dönemin Kültür Bakanı Erkan Mumcu, o görüntülerde ısrar ederseniz koroyu çekerim dedi. Onlarca kez telefonla görüştükten sonra konu Başbakan Erdoğan'a kadar ulaştı ve bizzat onun tarafından eserin son bölümü sansüre uğradı" dedi.
Metin Altıok ile küçük yaşlarda tanıştığını ve ölüm haberini duyduğunda hayatının en önemli ve hazin günü yaşadığını söyleyen Fazıl Say, şair hakkında şunları söyledi: “Bence Türk edebiyatının en önemli şairlerinden birisidir Altıok. Sadece Altıok için değil, orada yaşamını kaybetmiş diğer 36 aydın içinde ayrı ayrı çalışmalar yapılabilir.”
Fazıl Say “Yazdığım eser lirik bir eserdi. Aslında devlet Sivas’ta yaşanan olaylardan sonra bu ülkenin Alevileriyle barışmak için bu eseri bir köprü olarak kullanabilirdi. Ancak bunu yapmadı ve yasaklamayı uygun gördü. Oysa Metin Altıok siyasi bir şair değildir, bir Nâzım gibi, Can Yücel gibi. Bu kadar bilinmemesinin nedeni de yasaklanması, sansürlenmesidir” dedi.
Dönemin İKSV Başkanı Şakir Eczacıbaşı’ndan aldığı telefonla eserin son bölümünün çıkarılmasının istendiğini anlatan Fazıl Say, Can Dündar’ın hazırladığı belgesel bölüm yerine 37 metronom vuruşuyla eseri sonlandırdıklarını hatırlattı.
“Nâzım Oratoryosu” ve “Metin Altıok Ağıdı”nın orkestra şefi İbrahim Yazıcı, geçmişten bugüne sansürlenmiş eserlerin şimdi çok daha fazla bilinen eserler olduğunu vurgulayarak, “Metin Altıok Ağıdı” ile ilgili teknik bilgiler verdi. Adeta ağıdı sözlerle insanların kafasında resimleyen İbrahim Yazıcı şöyle konuştu: “Metin Altıok’un tüm şiirlerinde gizli bir müzik vardır, Fazıl bunu çok iyi açığa çıkardı.” Eserin kayıt aşamasında yabancı bir ses teknisyeninin, ancak sözlerin çevirisiyle beraber eseri daha iyi kavrayabildiğini anlatan Yazıcı “herkesin kendinden birçok şey bulabileceği bir çalışmadır Metin Altıok Ağıdı” dedi.
İbrahim Yazıcı’nın ardından söz alan Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, babasını çok özel ifadelerle anlatırken o da konuşmasının birçok bölümünde sansüre değindi. Söyleşi esnasında Ahmet Say’ın okuduğu Metin Altıok şiirleriyle söyleşi çok daha başka bir anlam kazandı. Son bölümde katılımcılar sordukları sorularla söyleşiyi zenginleştirdi. (İstanbul/EVRENSEL)












